Menü Halıkent Bölge Gazetesi
Dr. Öğretim Üyesi İsmail Taşlı (Emekli)

Dr. Öğretim Üyesi İsmail Taşlı (Emekli)

Tarih: 06.04.2026 10:42

DEĞERLER ÜZERİNE 9

Facebook Twitter Linked-in

DOĞRU BİLDİĞİNİ ANLAT, 
BİLMEDİĞİNİ SOR  9
Nasreddin Hoca, Türk halk kültürünün en önemli mizah ve hikmet şahsiyetlerinden biridir. Onun fıkraları, yalnızca gül-dürü unsuru taşımakla kalmaz, aynı zamanda toplumsal eğitim ve sosyal düzen üzerine derin mesajlar içerir. Eğitim, tarih boyunca, bireylerin ve toplumların gelişiminde temel bir unsur olmuştur. Halk kültüründe yer alan mizahi anlatılar, çoğu zaman pedagojik bir işlev üstlenir. Nasreddin Hoca’nın fıkraları, bu bağlamda hem eğlenceli hem de öğretici bir nitelik taşır.

Hoca Nasreddin, Akşehir de bir gün vaaz için kürsüye çıkıp:
Ey müminler! Ben size ne söyleyeceğimi bilir misiniz? Der.
Cemaat
Bilmeyiz, demeleriyle   Hoca
Siz bilmeyince, ben size ne söyleyeyim? Deyip kürsüden iner, bırakır gider. Yine bir gün evvelki sualini tekrar edince, bu sefer de cemaat
Biliriz derler.
Hoca
Mademki biliyorsunuz o surette benim söylememe ne lüzum var? Der, yine bırakır gider
.
Cemaat hayrette kalarak
Hoca bir daha kürsüye çıkarsa kimimiz biliriz, kimimiz bilmeyiz demeye karar verirler.
Hoca yine bir gün kürsüye çıkıp her zaman olduğu gibi ahaliye sual edip de:
Kimimiz biliriz, kimimiz bilmeyiz, cevabını alınca Hoca, ciddiyetini hiç bozmayarak:
Ne kadar iyi, öyle ise bileniniz bilmeyeninize öğretsin, der.
Hoca’nın cemaatle yaptığı üç aşamalı diyalog dikkat çekicidir  
Birinci aşamada Cemaat “Bilmeyiz” dediğinde, Hoca bilgiye hazır olmayan topluma anlatımın faydasızlığını vurgulamaktadır. O hal-de ön hazırlık.

İkinci aşamada “Biliriz” dediğinde, Hoca bilginin zaten mevcut olduğu durumda tekrarın gereksizliğini ortaya koyar. Bilinenden hareketle yeni bilgi arayışlarına.

Üçüncü aşamada ise Cemaat “Kimimiz biliriz, kimimiz bilmeyiz” dediğin-de ise Hoca, toplumsal öğrenmenin özünü dile getirir. Bilenlerin bilmeyenlere öğretmesi gerektiğini savunur. Bilgi paylaşıldıkça çoğalır.

Nasreddin Hoca’nın vaaz kıssası, toplumsal eğitimin en doğal yolunun bilgi paylaşımı olduğunu ortaya koymaktadır. Onun mizahi üslubu, derin bir pedagojik yaklaşımı barındırır. Bu nedenle Hoca’nın fıkraları yalnızca güldürü değil, aynı zamanda eğitici ve düşündürücü birer toplumsal ders niteliğindedir.  

Günümüzde internet, sosyal medya ve açık kaynak projeler, aynı mantıkla işler.

Bilenler bilgilerini paylaşır, bilmeyenler öğrenir. Bu bağlamda Nasreddin Hoca’nın kıssası, çağdaş eğitim modelleriyle doğrudan ilişkilendirilebilir.  Bu süreç, bilgi aktarımının yalnızca öğretmen merkezli değil, aynı zamanda toplum içi sosyal öğrenme yollarıyla da gerçekleşebileceğini göstermektedir.  
 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —