Menü Halıkent Bölge Gazetesi
Emrah GENÇER  Demirci Vaizi/ Demirci İlçe Müftülüğü

Emrah GENÇER Demirci Vaizi/ Demirci İlçe Müftülüğü

Tarih: 25.05.2026 11:03

Bayramın Bereketi: Kurban, Kardeşlik ve Paylaşmak

Facebook Twitter Linked-in

    Bir kez daha mübarek Kurban Bayramı’na kavuşmanın huzurunu ve sevincini yaşıyoruz. Bizleri sağlıkla, umutla ve sevdiklerimizle birlikte bu mübarek günlere eriştiren Yüce Rabbimize sonsuz hamdolsun. Bayramlarımızın anlamını bizlere öğreten, ümmet olmanın, kardeş olmanın ve paylaşmanın en güzel örneğini ortaya koyan Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa’ya (s.a.s.) salât ve selam olsun.
    Başta kıymetli okuyucularımız olmak üzere aziz milletimizin ve bütün İslam âleminin Kurban Bayramı’nı gönülden tebrik ediyor; bayramın evlerimize huzur, gönüllerimize ferahlık ve bütün insanlığa barış getirmesini Yüce Rabbimden niyaz ediyorum.
    Bayramlar, sıradan günler değildir. Onlar; gönüllerin yumuşadığı, küskünlüklerin son bulduğu, sevinçlerin paylaşıldığı, insanın yeniden kendisini, ailesini ve çevresini hatırladığı müstesna zamanlardır. Bayram sabahlarının kendine has bir dili vardır. Camilerden yükselen tekbirler, bayram namazına koşan insanlar, çocukların heyecanı, büyüklerin duası… Bütün bunlar bize aynı hakikati hatırlatır: İnsan, ancak paylaşınca çoğalır; ancak kardeş olunca güçlenir.
    Kurban ibadeti de tam olarak bu ruhu taşır. Kurban; sadece bir hayvan kesmek değildir. Kurban, gerektiğinde nefsinden vazgeçebil-mektir. Fedakârlıktır. Teslimiyettir. Allah’a yakınlaşma arzusudur. Aynı zamanda bir ihtiyaç sahibinin sofra-sına bereket olmak, bir yetimin duasında yer bulmak, komşuluk ve akra- balık bağlarını güçlendirmektir. Yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: “Kurbanların ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşır. Allah’a ulaşan ancak sizin takvanızdır.” (1) Demek ki Rabbimizin bizden istediği; gösteriş değil samimiyet, şekil değil ihlas, söz değil takvadır. Peygamber Efendimiz (s.a.s.) de bayram gününün anlamını şöyle ifade buyurmuştur: “Bugün ilk işimiz bayram namazını kılmak, sonra da kurban kesmektir. Kim böyle yaparsa sünnetimize uymuş olur.” (2) 
    Bugün evlerimizde bayram sofraları kurulurken, çocuklarımız yeni elbiselerle sevinirken, büyüklerimizin ellerini öperken şu soruyu da kendimize sormalıyız: Bayram sevincimizi kimlerle paylaşabiliyoruz? Çünkü bayram, yalnızca sevinmek değil; sevindirmektir. Yalnızca almak değil; vermektir. Yalnızca kendi evimizi değil, başkalarının gönüllerini de bayram yerine çevirebilmektir. Bu sebeple kurbanlarımızın bereketini akrabalarımızla, komşularımızla ve ihtiyaç sahipleriyle paylaşalım. Belki bir kapı çalmak, bir yetimin yüzünü güldürmek, uzun zamandır aranmayı bekleyen bir büyüğümüzü ziyaret etmek; bu bayramın en değerli amellerinden olacaktır.
    Ne yazık ki bizler bayram sabahına sevinçle uyanırken, dünyanın bazı bölgelerinde insanlar yine acıyla, korkuyla ve belirsizlikle güne başladı. Gazze’de nice anne evladını kaybetmiş hâlde, nice çocuk bayram sabahına oyuncaksız, sevdiklerinden mahrum olarak uyandı. Doğu Türkistan’da, farklı coğrafyalarda zulüm, baskı ve mağduriyet yaşayan nice insan bugün de huzurun hasretini çekiyor. Savaşların, yoksulluğun ve adaletsizliğin gölgesinde yaşayan mazlum kardeşlerimizin bayramı, bizim bayramımızdan eksik değildir.
Mümin, yalnız kendi mahallesinin değil; ümmetin derdiyle de dertlenendir. Kardeşinin acısını kendi yüreğinde hissedendir. Bu sebeple dualarımızda mazlumları unutmayalım. İmkânlarımız ölçüsünde yardım etmeyi, dayanışmayı ve ümmet bilincini diri tutmayı ihmal etmeyelim.
    Bayramlar bize bir başka hakikati daha öğretir: Dünya hayatı geçicidir. Kalıcı olan; geride bıraktığımız iyilikler, gönüllerde oluşturduğumuz güzellikler ve Rabbimizin rızası için yaptıklarımızdır. Belki yıllar sonra kurduğumuz sofralar unutulacak; ancak bir yetimin yüzündeki tebessüm, bir gönülde bıraktığımız iz unutulmayacaktır. Öyleyse bu bayram; kırgınlıkları bitirme bayramı olsun. Anne babamıza daha çok vakit ayırma bayramı olsun. Akrabalarımızı arama, komşularımızı hatırlama, yalnızları ziyaret etme bayramı olsun. Affetme ve yeniden kardeş olma bayramı olsun. Çocuklarımız için güzel hatıralar bırakalım. Büyüklerimizin hayır dualarını alalım. Kabristan ziyaretlerinde geçmişlerimizi rahmetle yâd edelim. Çünkü bayram; geçmişle bağı koparmadan geleceğe umutla yürüyebilmektir.
    Bu duygu ve düşüncelerle; mübarek Kurban Bayramı’nın ailelerimize huzur, milletimize birlik ve beraberlik, İslam âlemine dirlik ve kardeşlik, başta Gazze olmak üzere bütün mazlum coğrafyalara selamet ve kurtuluş vesilesi olmasını Yüce Rabbimden niyaz ediyorum.

    Rabbim; kurbanlarımızı kabul, dualarımızı makbul, bayramlarımızı bereketli eylesin.

    Kurban Bayramımız 
    Mübarek Olsun.

    Kaynakça: 
    (1) Hac, 22/37. 
    (2) Buhârî, Îdeyn, 3.
 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —