Menü Halıkent Bölge Gazetesi
Sezai EREN

Sezai EREN

Tarih: 17.07.2026 13:45

ON ALTI DEMİRCİ TÜRKÜSÜ -2-

Facebook Twitter Linked-in

    ON ALTI TÜRKÜ DAHA TRT TÜRK HALK MÜZİĞİ REPERTUVARINA GİRDİ.
2008 yılında, geleneksel sözlü kültür ürünlerinin giderek unutulduğu yönündeki kaygılardan hareketle türkü derleme çalışmalarına başlanmıştır. Bu karar, başlangıçta sınırlı bilgi ve deneyimle alınmış olsa da, süreç içerisinde edinilen alan deneyimi ve yöntem bilgisiyle daha düzenli bir nitelik kazanmıştır. 
İlk derlemenin gerçekleştirilmesi, sürecin sürdürülebilirliği açısından önemli bir eşik oluşturmuştur. Bu tarihten itibaren, Demirci ve çevresinde tespit edilen her sözlü kültür unsuru titizlikle kayıt altına alınmış; köy köy dolaşılarak, kimi zaman aynı yerleşim birimine birden fazla ziyaret gerçekleştirilmiştir. Coğrafi zorluklar ve mevsim koşullarının yanı sıra, kültürel çekinceler de saha çalışmalarında karşılaşılan engeller arasında yer almıştır. Ancak zaman içerisinde kurulan güven ilişkileri ve yerel halkla geliştirilen güçlü bağlar saye-sinde bu güçlükler aşılmıştır.
Derleme çalışmalarının ilk somut ürünü, 2017 yılında yayımlanan “Gönül Dilinden Demirci” adlı kitap olmuştur. Bu eserde, Demirci ve çevresinden derlenen türküler bir araya getirilmiştir. Bugüne kadar yaklaşık doksana yakın türkü derlenmiş; bunlardan altmışı TRT’ye gönderilmiştir. TRT’nin söz ve müzik denetiminden geçen yirmi dört türkü repertuvara kabul edilmiştir. Bu eserlerin yirmi üçü Demirci yöresine, biri ise Simav yöresine aittir.
Demirci’ye ait repertuvara giren türküler arasında, Manisa yöresinde nadir rastlanan uzun hava formunda iki eser ile bir zeybek türküsü de bulunmaktadır. Kitabın yayımlanmasının ardından derlenen ve henüz gönderim aşamasında olan yaklaşık otuz türkü daha mevcuttur. Çalışmaların temel amacı, Demirci’nin kültürel kimliğini Manisa ve Türkiye genelinde türkü geleneği bağlamında görünür kılmak ve bu mirası gelecek kuşaklara aktarmaktır.
Türkü, yalnızca müzikal bir form değil; aynı zamanda dilin, kültürün, tarihin ve toplumsal hafızanın taşıyıcısıdır. Türkülerde müzik, şiir, edebiyat ve gündelik yaşam iç içe geçmiştir. Bu yönüyle türkü, insan deneyiminin samimi ve doğrudan bir ifadesi olarak değerlendirilebilir. Halkın yaşadığı olaylar, sevinçler ve acılar, olduğu gibi ve yalın bir anlatımla türkülerde yer bulur.
Saha çalışmaları sırasında görüşülen kaynak kişilerle kurulan ilişkiler, araştırma sürecini türkü derleme faaliyetin ötesine taşımış; güçlü bir kültürel ve insani bağın oluşmasına zemin hazırlamıştır. Farklı kuşaklardan aktarılan sözlü kültür ürünleri sayesinde geçmiş ile gelecek arasında bir köprü kurulmuştur. Bu bağlam-da, yaşayan kaynak kişilerin katkıları kültürel süreklilik açısından büyük önem taşımakta; vefat edenlerin ise bıraktıkları miras, derlenen türküler aracılığıyla yaşa-maya devam etmektedir.
Aşağıda, son olarak TRT Türk Halk Müziği repertuvarına kabul edilen on altı türkü ile bazı eserlerin oluşum öykülerine yer verilmektedir.

I-  AKİLE TÜRKÜSÜ
Gitdiğin yollar alan daban deyil mi?
Adımı arıyan anamla halam deyil mi?

Düğüm düğüm gır gatırıñ urganı
Akile’mde kirezleriñ gurbanı

Ormanda böyüyen sıra sıra kirezler deyil mi?
Başında asılan on beş yaşında gızladır

Yarın bayram una yüreğim sızlar
Başı gabak gezdirmedim üç gızlar
( Yalın ayak gezdirmedim A! gızlar )

Aşam oldu yine doldu gine ıldızla
Dövmeyin eniştem dolaştı gara öküzler

Hadeñ gan ablam iki gözleñ kör olsun
Bana senden gan saña da Allah’tan gelsiñ

TÜRKÜNÜN ÖYKÜSÜ : Olay 1940’lı yılların ikinci yarısında Örücüler köyü sınırları içinde meydana gelmiştir. Akile on beş yaşındadır ve Demirci’nin Çanakçı köyünde oturmaktadır. Olayın olduğu gün ablası ve eniştesi tarla da çift sürmekte, Akile de onlara yardım etmektedir. Akile öküzlerin önünden gitmekte, eniştesi de sabanla öküzlerin arkasından gitmektedir. Fakat o gün bir terslik vardır ve öküzler bir türlü çifte düzgün gitmezler. Öküzlerin çifte denk gitmemesine sinirlenen enişte bu duruma Akile’nin neden olduğunu düşünmektedir. Öküzlerin önünden düzgün gitmediğini düşündüğü Akile’ye eniştesi bağırır. Bağırması yetmiyormuş gibi haksız yere bir de Akile’yi döver. Bu durumu onuruna yediremeyen Akile, katırdan aldığı urganla kendini yakınlarda bulunan bir kiraz ağacına asar. 
2015 yılında Rabia Akgün’den alınan türkü Demirci’nin Çanakçı köyünden derlenmiştir. Erkan Demirel tarafından notaya alınan türkü 6364 numara ile TRT arşivine kaydedilmiştir. 
*************************************************
II- ALİ RIZA'NIN TÜRKÜSÜ
Sabah namazında tüfek çavladı 
Çavladı da yüreğimi dağladı
Gız gardeşim başucumda ağladı
Dar mı geldi Mandıran’ıñ alanı
Gün görmesiñ gatilleriñ galanı

Bizim evimiz bir engin yeridir
Yaşım otuz değil yirmidir
Rıza Ali’yi sorarseñ yörükleriñ beyidir
Dar mı geldi Mandıran’ıñ alanı
Gün görmesiñ gatilleriñ galanı

Çivte gatıra gara gazan sardılar
Demirci’ye gara habar saldılar
Rıza Ali’yi ölmeden mezara goydular
Dar mı geldi Mandıran’ıñ alanı
Gün görmesiñ gatilleriñ galanı

Ak kepeneğinde değneği asılı
Babasınıñ gönlü nasıl yasılı
Dar mı geldi Mandıran’ıñ alanı
Gün görmesiñ gatilleriñ galanı

Yeşil olur dereleriñ gürgeni
Üsdüme örtdüler nar kokulu yorganı
Dar mı geldi Mandıran’ıñ alanı
Gün görmesiñ gatilleriñ galanı

Olayın Öyküsü : Olay 1927 yılında Türkmen yaylasının kuzeyinde bulunan Mandıran mıntıkasında meydana gelmiştir.  Mandıran mıntıkası Demirci’ye bağlı Mahmutlar köyü ile Söğütçük köyleri arasında yer almaktadır. İki köy arasında bu mıntıka için anlaşmazlık bulunmaktadır.  Ali Rıza, 1907 yılında konargöçer bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelmiştir. Ali Rıza, çobanlık yapmaktadır. Ailesi ile birlikte bahar gelince Türkmen yaylasının Söğütcük köyü sınırları içinde kalan bölümünde yaylaya çıkar. Güz gelince de Manisa’ya bağlı Salihli ilçesi ile Köprübaşı ilçeleri arasında kalan Dibek dağı ve çevresine giderler.  Ali Rıza, olay günü koyunlarını Mandıran mıntıkasında otlatmaktadır. Tartışmalı olan meraya iki kişi gelir ve Ali Rıza’dan koyunlarını çıkarmasını söyler. Ali Rıza ve iki kişi arasında tartışma başlar. Ali Rıza, adamları korkutmak için belinde silah olmadığı halde silahı varmış gibi beline doğru elini atar. Ali Rıza’nın bu hareketinden korkan adamlardan biri yanında taşıdığı karatabanca denen piştovla Ali Rıza’yı vurur. Ali Rıza ölür ve öldüğü yerin yakınına da gömülür. Gömüldüğü yere de günümüzde Ali Rıza’nın Mezarı denilmektedir. 
2015 yılında rahmetli Emine Akkuş’tan alınan türkü Demirci’nin Söğütçük köyünden derlenmiştir. Erkan Demirel tarafından notaya alınan türkü 6365 numara ile TRT arşivine kaydedilmiştir.
************************************************* 
III- ASMALI KUYU DERİNDİR
Asmalı guyu derindir
Bu gün hava serindir
Oğlanları delirden
Alnı da kırkmalı gelindir

Cığara da sokdum dakıma
Gel yakına yakına
Uyur da uykularımda
Yar geliyor aklıma

Ciğareyi ince sar
Almeyor barmaklarım
Sıkı da sarıl sevdiğim
Kanıyo yanaklarım

Tencerem dolu pekmez
Derdim deve çekmez
Senin bana ettiğini
Dini ayrı gâvur etmez

2015 yılında İsmail Taştemel’den alınan türkü Demirci’nin Mahmutlar köyünden derlenmiştir. Erkan Demirel tarafından notaya alınan türkü 6366 numara ile TRT arşivine kaydedilmiştir. 
********************************************
IV
BOZÇATLI'DAN YÜRÜDÜ

Demirci çarşı çarşı
Evimiz karşı karşı
Oturmuş Emine’m yazlığa
Atlıyo bulgur daşı

Bozçatlı’dan yürüdü
Dağı duman bürüdü
Aramayın Emine’yi komşular
Sarı Efe sürüdü

Dereye tütün ekti
Gidip gele yol etti
Köleköylü Mustafa
On beş gün hizmet etti


    Türkünün Öyküsü : Olay 1940’lı yıllarda Bozçatlı köyü ile Karaisalar köyleri arasında yaşanmıştır. Emine, Karaisalar köyündendir. Babası Emine’yi Köleköy’den Mustafa ile nişanlar. Bu nişan için Emine’nin fikri sorulmaz, Emine de babasına Mustafa’yı sevmediğini söyleyemez. İstemeye istemeye Mustafa’yla nişanlanmak zorunda kalır. Bu arada Mustafa da sık sık Karaisalar köyüne gelip müstakbel kayın pederine yardım etmektedir. Emine’nin tedirginliği düğün günü yaklaştıkça artar. Köylerinden sevdiği bir delikanlıyla kaçar. Bu olay türküye yakılır.

2015 yılında Asım Etuğrul’dan alınan türkü Demirci’nin Karaisalar köyünden derlenmiştir. Erkan Demirel tarafından notaya alınan türkü 6368 numara ile TRT arşivine kaydedilmiştir.

DEVAM EDECEK
 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —