Muhammet Ali Güler Kimdir ?
1987 Manisa / Gördes doğumluyum. İlkokul ve ortaokulu Gördeste, Liseyi Manisa Lisesi'nde tamamladım. Anadolu Üniversitesi'nde kamu yönetimi, Uluslararası İslam Üniversitesi'nde siyaset bilimi alanında “Analysis of Turkey's Hedging Policy Towards China” çalışma teziyle tamamladım. Malaya Üniversitesi'nde doktorama devam ederken patlak veren Kovid-19 ve sonrasında devam eden gelişmelerden dolayı doktorama ara vermeye karar verdim. Kovid-19 önlemlerinin tamamen kaldırılmasıyla girişimci olarak Endonezya'ya gitmeyi tercih ettim.
Yaklaşık 10 yıllık Asya - Pasifik maceramda elimden gelenin en iyisini yaptım. Siyasi, sosyal, kültürel, insani ve ticari aktivitelere katıldım. Fuar görevlisi, tercümanlık, rehberlik, garsonluk gibi işler yaptım. Daily Sabah gazetesinde İngilizce fikir yazıları yazdım. Bu süreçte yurt dışına gidip dönen insanlarımız da oluyordu. Ama hiçbir zaman aklıma mücadeleyi yarıda bırakıp dönmeyi getirmemişim.
Manisa'mızla ilgili de olmak üzere, Daily Sabah gazetesinde birçok fikir yazısı yazdım. Manisa'mızla ilgili yazı başlıkları: Nasreddin Hodja and a voice from Turkey's lovely town.
Turkey preserving its oil wrestling tradition for over 7 centuries.
6 spots in Manisa to add to your post-pandemic travel plans.
How to revive Anatolian rugs: An inspiring project in Gördes town.
Bunlara ek olarak, “Türk-Çin ilişkileri üzerine (On Sino-Turkish ties)” ve “Asya Pasifikte bir Türk: Asya Pasifik Jeopolitiği - Her yol Türkistan'a mı çıkar? (A Turk in the Asia-Pacific - Memories & Geopolitics of the Asia Pacific - Do all roads lead to Turkestan)” kitaplarının yazarıyım. Kitaplarımı ingilizce olarak Amazon'da yayınlama sebebim, şu ana kadar kazandığım tecrübeyi kısaca yazılı olarak aktarma isteğimdir.
Asya Pasifik neden önemlidir?
Asya halkları, Çin, Japonya ve Güney Kore gibi ülkeler öncülüğünde dünyanın siyasi ve ekonomik yörüngesini Asya’ya kaydırıyor. Çin inovasyon, üretim, teknolojik alanlar da Avrupa ve Amerika'yı rahatsız edici şekilde sivrilmeye devam ediyor.
Türkistan coğrafyasının önemi böylece baska bir boyuta geçmiştir. Avrupa - Çin arasında en güvenli ve istikrarlı kesintisiz karayolu baglantısı. Çin’e komşu bir Türkiye. Türk iş adamlarımızın daha yoğun çabalar harcaması gereken, yükselen değer Türkistan ve ötesi var.
Endonezya ve Malezya Asya Pasifik’te iliskilerimizin farkli bir ivmeye geçtiği iki kardeş ülkedir. Fırsatlar oluştuğunda, Türkiye'nin bu ülkelerle ne kadar derin ve stratejik ilişkiler geliştirilebileceği hayata geçirilen ortak savunma sanayii hamlelerin-den anlamak mümkündür. Türkistan ve Asya Pasifik her anlamda anlamamız ve yönelmemiz gereken iki önemli bölgedir.
Ayrıca, Singapur, Tayland, Filipinler de kayda değer Müslüman nüfusu vardır, ve göz ardı edilemeyecek öneme sahiptir. Dünya pazarında pazar payı zayıflayan Güney Kore ve Japonya teknolojik anlamda ortak projeler yapılabilecek dost ülkelerdir. Çünkü Türkiye teknolojik anlamda hâlâ kendini keşfeden bir ülkedir.
Türkler için Asya'da
neler var?
Mesela öğrencilerimiz İngilizce, Çince ve Hintçe icin Malezyayı tercih edebilir. Girişimcilerimiz yaklasik 300 milyonluk Endonezya’yı tercih edebilir. Endonezca ve Malayca önemli bölge dilleridir.
Teknolojik anlamda yatırımlar hedefleyen Japonya ve Güney Kore de şirketlere ulasıp onları bölgemize davet edebilirler.
Bu bölgelerle ticari, kültürel ve ögrenci değişimlerini yoğunlaştırmalıyız. Bölge de Türk öğrenci sayısı azdır.
Manisa ve Kırsal kalkınma hakkında neler düşünüyorsunuz?
Şehzadeler ve Yunusemre ilçeleri diğer ilçelere göre daha avantajlıdır.
Demirci, Gördes, Kula, Selendi, Köprübaşı Alaşehir, Sarıgol, Gölmarmara gibi ilçelerimiz de hızlı bir kalkınma için en onemli ihtiyaç birlik ve beraberliktir. Değişen dünyada nasıl bir yol izlenebilir onu oturup açık bir şekilde konuşmak gerekir. Yani öncelik sırası veya dar alanda kalkınma hamleleri uygulanabilir. Bunun yanında yerel liderler ve kanaat önderlerinin bakış açıları ve vizyonlari hayati önemdedir.
Küresel pazarlara ulaşmanın en kolay yollarından biri de işbirliği yapıp birlikte çalışmaktır. Mesela Demirci de bulunan üreticilerimiz, girişimcilerimiz vb ortak çalışmalar yapabilir, maliyetleri azaltabilir ve daha fazla pazara ulaşabilir. Yani, tek bir firma olarak sadece fuarlara katılmak yerine bolgede daha kalıcı ve daha güven verici uzun dönemli hamleler yapabilirler.
Bugün rekabet etmek zor ama pazar da kalıcı olmak daha da zor. Ayrıca dünya pazarında çok güçlü bir rakip, Çin var. Sektörlerimizi zorlayan bir rekabet gücü olan bir devlet.
O yüzden bugün satar yarın tekrar denerim demek çok riskli. Müşteriyi kaliteyle, fiyat istikrarı ile, tedarik ağı, satış sonrası destek gibi hizmetlerle elde tutmak hayatidir. Aynı ürünü farklı seçeneklerle sunabilmek, alternatifler yaratabilmek de ayrı bir öneme sahiptir.
Kültürel miraslarımızı koruma ve dünyaya tanıtmada yeni adımlar atmalıyız.
Mesela, Demirci ve Gördes halılarıyla meşhur ama dünya da biraz geri plânda kalıyoruz. El dokuma, kök boyası otantik halılarımız ve kilimlerimiz var. Bununla birlikte tanıtıp aktarabileceğimiz ata sporlarımız, masallarımız, türkülerimiz, danslarımız, yemeklerimiz, giyim kuşamımız var. Kısaca toplumsal hafızamız var. Sadece bu miraslara sahip olmak yetmiyor, başkalarına bunları anlatabilmek, aktarabilmek ve suna-bilmek gerekiyor. Kültürel miras tarihten sanata, zanaatten yaşam biçimine birçok alanı kapsıyor.
Kırsal kalkınmanın anahtarlarının: girişimcilik, gençler, yatırım öncelik sırası - dar alanda kalkınma, egitim, turizm ve üretim gibi ana konular olduğunu düşünüyorum.
İncil’de geçen 7 kiliseden 3 tanesinin Manisa da olduğunu biliyoruz. Buna rağmen Manisamız, Akhisarımız, Salihlimiz turizm alanında hakettigi değeri alamıyor diye görüyorum.
Manisa da sosyo ekonomik yönden geri kalan bölgelerimize, kır-sal kalkınma anahtarları konularında yapılacak hamlelerin fayda sağlaya-cağı kanaatindeyim.
Örnegin, Demirci de üretilen seccadelerimize dünyanın farklı bölgelerinde rastlamak mümkün. Mesela Malezya'nın bir bölgesin de gezerken cami de Türk yapımı seccadeleri görmüştüm.
Endonezya'nın Bali adasına 6 milyon dan fazla turist geliyor her sene. Ben orada yaşarken tüm bölgelerini ziyaret edip gözlemledim. Kendine has bir kültürü ve iklimi var. Bazı yerlerine arabayla çıkmak imkansız. Bazı yolları dar. Ama kendine has özellikleriyle milyonları cezbedip kendine çekiyor. Neden Demirci, Gördes veya Manisa böyle bir şehir olmasın?
Türk ürünlerini satan çok yabancı insanlara denk geldim. Sahada aktif olmak gerekiyor. Hem teori hem pratiğin aynı anda uygulanması gerekiyor.
İnsanlar dünyanın bir ucundan bir ucuna Evereste, Puncak Jaya’ya tırmanmaya gidiyor. Neden Spil dağımız böyle bir cazibeye sahip olmasın?
İnsanlar Bali de çilek tarlalarına, çiçek bahçelerine, durian bahçelerine gidip fotoğraflar çekiliyor. Manisa doğa turizmi için çok elverişli bir şehir. Üzüm bahçelerimiz, dağlarımız ve ovalarımız da çeşit çeşit renkler de çiçeklerimiz, meyve ağaçlarımız var. Doga turizmi için inanılmaz avantajlarımız var. Daha kaliteli turistler için cazibe merkezi olabilecek bir bölge.
Bunun yanın da sanıyor musunuz her ülke vatandaşı turisti seviyor, tabiki hayır, o yüzden turistin de her anlamda kalitelisini çekebilmek önemli. Sadece turizmle kalkınmayı beklemekte pek doğru hamle olmaz.
Dolayısıyla, ortak hareket etmeyi benimsememiz gerekiyor. Ağız birlenirse hedefler birlenir. Çünkü kıt kaynaklarımızla en iyi sonuçlari almaya odaklanmak zorundayız. Bölge olarak bazı kısır döngüleri halk olarak aşmamız gerekiyor, ki dünyanın hızını yakalayabilelim.
Dışarda bazı mücadeleler devam ederken, iç cephe de sadece devlet odaklı degil, halk ve millet olarak her anlamda girişimci ve hazır olmalıyız.
Örneğin, adamlar Çin'den mal getirip dibimizde satıyor. Biz Manisa merkez de bile nasıl satabiliriz, nasıl müşteriye ulaştırabiliriz diye düşünüyoruz.
Sözün özü, dünyaya ulaşmak, iletişim kurabilmek, dünyayı okuyabilmek, doğru şekilde hamlelerle hedeflere ulaşmak için iyi ekipler gerekiyor.
Takım çalışması gerekiyor. Dil bilen, uluslararası pazarı ve pazarlamayı bilen takım arkadaşları ve birimler gerekiyor. Sadece bir alanda iyi olmak yada bir alana yönelmek degil, tüm alanlarda aynı seviyede ilerlemek hedefimiz olmalıdır.
Ülkemiz hakkındaki
dilekleriniz nelerdir?
Her alanda hazır, her şey için hazır, her işte mahir, istikrarlı, güçlü ve mutlu Türk gençlerimiz, halkımız ve devletimiz.
Üreten, kendine yeten, önyargıları, kırgınlıkları, kızgınlıkları, ayrışmaları, gruplaşmaları bir kenara koyup, kısır döngüleri aşan, siyaset üstü meseleler de bir araya gelen bir Türkiye.
Girişimciliğin, üretimin, doğal kaynakların kullanımının, tarımın, bölgesel kalkınma stratejilerinin öneminin daha çok kitlelere ulaştığı ve değerinin anlaşıldığı bir dönem olmasını temenni ediyorum.
Son olarak, bugün Manisa'nın Gördes ilçesinden çıkıp, kendi imkânlarıyla bir şeyleri başarabilen bir Türk evladı olarak bu röportajı sizlerle yapma fırsatı bulduğum için sizlere teşekkür ediyorum. İnanın ülkemiz ve Manisamızın her köşesinde nice cevherlerimiz var.
Ülkeme, aileme ve bana bu yolculuk boyunca destek olmaya çalısan herkese teşekkür ederim.