NİYAZİ UYAR

NİYAZİ UYAR


MAVİ MÜREKKEPTEN SÜZÜLEN DÜŞLER


 

Bir Yaşam Masalı, 
Bir Yürek Yürüyüşü
Edebiyat, insanın kendi iç sesini duyma, zamana iz bırakma ve hayatın koşturmacası içinde gözden kaçırdığımız o ince ayrıntıları yakalama sanatıdır. Öğretmen - Yazar Niyazi Uyar, okurlarını insan sıcaklığıyla örülü, buram buram yaşanmışlık kokan bir dünyaya davet ediyor: Düş Yolculuğu.

Üçüncü baskısıyla okuruyla yeniden buluşan bu kıymetli eser, sadece kurgudan ibaret öyküler sunmuyor; hayatın tam kalbinden, sokağın, okul koridorlarının, doğanın ve evlerin içinden süzülüp gelen zengin bir yaşam panoraması çiziyor.

Hayatın Her Rengine 
Açılan Pencere
Uyar’ın kalemi, İstanbul’un soğuk kış sabahlarında bir babanın omuzlarında taşınan evlat sevgisinden Van Gölü’nün masmavi sularına, bozkırın ve dağların efsanelerinden köy hayatının derin insani dramlarına kadar uzanan geniş bir coğrafyanın hafızasını tutuyor:

•    Düş Yolculuğu: Kitaba adını veren bu sarsıcı öyküyle, alnı üç beyaz noktalı al bir atın sırtında rüzgârı arkasına alıp kızıl kayalıklardan şehre ve Karacabey yollarına uzanan, düş ile gerçeğin birbirine karıştığı buğulu ve masalsı bir seyahate çıkıyoruz.

•    Çobanaldatan ile Muhabbet: Kara servinin tek dalında kesişen bir çobanaldatan ile kafesinden kurtulan bir muhabbet kuşunun dostluğunda, doğanın dilini, anlatılan efsaneleri ve korkuyla umut arasında çatlayan o hassas yürekleri iliklerimize kadar hissediyoruz

•    Karakısrak: "...zeybek adımları eşliğinde Karakısrak ile Karayağızlı'nın zamana direnen sevdalarında, Kırklar Semahı'nı andıran mistik ve derin bir duruşa tanıklık ediyoruz."

•    Kocamar’ın Çamları : Doğanın kutsallığını ve efsanelerin gücünü sarsıcı bir dille aktaran öyküde, ulu çamları hiçe sayarak Kocamar Dede'nin gazabına uğrayan Şerif Ali'nin dramı üzerinden insan hırsını, inancı ve bir köyün kaderine terk edilmiş yalnızlığını okuyoruz.

•    Uğur’un Hikâyesi: Metropolün çetin kış şartlarında, sabahın alacakaranlığında bir babanın evladını omuzlarında taşıyarak verdiği şefkat dolu mücadeleye ve çocuk masumiyetine tanıklık ediyoruz.

•    Yelda ile Tamara : Van Gölü’nün büyüleyici atmosferinde, doğanın kucağında efsaneyle gerçeğin  birbirine kenetlendiği unutulmaz bir baba-kız gezintisini yaşıyoruz.
Kitaptaki öyküler, insanı, emeği ve doğayı duru ve içten bir Türkçe ile dile getiriyor. Niyazi Uyar’ın kaleminden süzülen bu anlatılarda zamana direnen insani değerler ve dostluklar yeniden canlanıyor.
Düş Yolculuğu, kendi hikâyesini arayan ve samimi öykülerin sıcaklığına sığınmak isteyen tüm edebiyatseverler için kaçırılmayacak bir başucu eseri.
Keyifli okumalar dileriz.
Kerem AYDIN
DAVUTLAR / KUŞADASI

 

YAZARLAR