BÖLÜM 7:
Kitaba konu olan olay Demirci’nin yüksek bir yerinde geçtiği üzere ve adet vererek de bu şahısların ismi verilmeden anlatıldığı için buranın Sinan Camii olduğu ve orada defnedilmiş olanların Sinan Şıhları ismiyle bildiğimiz Horasan erleri olduğu kesindir.
Bu Horasan erleri Demirci’yi İslamlaştırmak üzere çerağları Horasan’dan atılıp bu mekânda bulduklarından dolayı burada ocaklarını kurup bilinen meslekleri olan demircilikleriyle halkın hizmetinde olan alperenlerdi.
Yaptıkları bütün hizmetlere rağmen Hristiyanlarla yaptıkları bir çatışma neticesinde şehid olurlar. Demirci’deki Müslüman ahali de onların şehid düştükleri noktaya bir türbe yaptırırlar, bilahare türbenin bitişiğini de cami inşa ederek şükranlarını bu şekilde gösterirler.
İsimleri tespit edilemeyen bu alperenlerin türbesi halihazırda mevcuttur. Bir ziyaretgah olarak insanlarımız tarafından mübarek günlerde ziyaretlere ihmal edilmeden devam edilmektedir.
Sandukaların üzerinde bazı isimler mevcut olsa da bu isimlerin yazıldığı kalemler çok daha sonraki yıllardaki kalem çeşitleriyle yazıldığı için isimlerin hükmü yoktur.
Yine Horasan erlerinden olup da ocağını Akçakertik yakınlarında kurup insanımıza farklı bir hizmet sunan Yamen Dede (halk arasında Yemen Dede olarak) mevcuttur. Bu zat korunaklı bir derbent inşa edip yolcuların hizmetine sunmuştur. Mezarı da aynı mevkidedir.
Yine Murtcuk Köprü’sünün alt tarafında derenin üstünde Oruco Değirmeni’nin olduğu yerde Saltuk isimli ormanlık alan burada hizmet veren Horasan erinin ismini alsa da Saltuk Baba hakkında ne yazık ki hiçbir bilgi mevcut değildir.
Bu anlattıklarımız her ne kadar tarih metotlarınca filtre edilmiş bilgiler olmasa da halkımızın hafızalarında hâlâ yer edip bulundukları mekanlar bu Horasan erlerinin isimleriyle anılıp bilinmektedir.
Demirci’nin İslamlaşmasında Horasan erlerini anlattıktan sonra tarihi kayıtları da mevcut 1250’li yıllara kısaca atfı nazar eyleyelim.
Moğol Han’ın Baycuğ Noyan’ın torunu Sulamış Han’ın 12. yüzyıl ortalarında Demirci’yi fethettiğini belirtmiştik.
Anadolu Selçuklu Devleti’nin ileri görüşlü sultanı Alâeddin Keykubat’ın komutanlarından Germiyanzade Saruhan Bey, Adalar Denizi’ne (ecdadımız Ege Denizi’ne Adalar Denizi ismi vererek Türkçeleştirmiş olup Cumhuriyet devrinin ilk yıllarına kadar bu isimle isimlendirildikten sonra tekrar Ege Denizi ismini kullanmaya başlanmıştır) kadar 1313 yılında ulaşarak Manisa’yı Saruhan Beyliği’nin merkezi yapar. Demirci de bu tarihlerden sonra ilelebet (inşallah) bir Müslüman diyarı olur.
Saruhan Bey’in kardeşi Yakub Devlet Han, Demirci ve civarını idare ile memur edilince Demirci’yi imar etmeye başlar. Kendi ismiyle maruf, Yakub Çelebi Camii ’ni (Eski Camii) inşa eder. Bu cami o zamanlar uçurum olan (1967 yılından itibaren doldurulmaya başlanıp bugün tamamen düz hale getirilen çok derin bir yarın tepesinde) Yar Hisar Camii adıyla yıllarca anılan camiyi de inşa eder.
DEVAM EDECEK

