Narsiste İnsanlarla
Bir Arada Yaşıyoruz
Toplumda bazen öğle insan tipleri karşımıza çıkıyor ki onları zaman içinde tanıdıkça bir hayli endişe duyar haline geliyoruz. Yaşantısında trafikte hep o haklı, evinde son derece dominant, sosyal hayatta dedi kodu kültürü gelişmiş, insanları azarlamak için basit bahaneleri kullanan kısacası insanları kırmak için ne ararsan üzerinde bulunan tiplerle karşılaşmak mümkün.
Bu tarz kişiler dünyayı siyah-beyaz olarak gören "Ya benimlesin ya da düşmanım- sın.” felsefesiyle davranan kişiler olarak dikkat çekiyor. Hele bir de parası bolsa onun gücüne inanması ve pervasızca hakaret edebilmesi de muhtemelen duygudaşlık yoksunluğun-dan kaynaklanıyor olabilir.
Bu tür bir insanla yaşamak veya aynı ortamda bulunmak ciddi bir duygusal yük taşır. Kendinizi korumak ve bu durumu en az zararla atlatmak için bazen çaba sarf etmeniz gerekir. Bu tarz karakterler çatışmadan, kaostan ve karşılarındaki insanın verdiği duygusal tepkilerden ( öfke, ağlama, kendini savunma ) beslenirler. Korunmanın yolu bu tür insanlara karşı duygusal mesafe koymaktan geçer.
Konuşmalarında hakaret etmeyi seviyorsa sizi veya bir yakınınız olabilir düşman ilan ediliyorsanız büyük tepkiler vermemek gerekir. Kendisine ilgi çekmeyen, sıkıcı, düz bir kaya gibi davranıp sorularına kısa, net ve duygusuz cevaplar vermek yerinde olur..
Size veya başkasına hakaret ettiğinde ya da birilerini düşman ilan ettiğinde büyük tepkiler vermeyin. Sizi manipüle edemediğini veya damarınıza basamadığını gördüğünde, besleneceği bir "duygusal gıda” bulamadığı için zamanla sizinle uğraşmayı bırakacaktır.
Kendisine karşı haklısın tuzağına düşmeyin ama tartışmaya da girmeyin. Kendini sürekli mağdur gören birine ne derseniz deyin, günün sonunda suçlu yine siz olursunuz. Haklı çıkma çabası sadece sizin enerjinizi tüketir. Asla Savunmaya geçmeyin. “Ben öyle demek istemedim" dediğiniz an ona yeni bir saldırı malzemesi vermiş olursunuz.
Belki de en doğrusu hakaret boyutuna varan bir konuşmada, Bu üslupla konuşmaya devam edersen bu iletişimi sonlandıracağım deyin ve ortamı terk edin ya da telefonu kapatın. Düşman İlan edilme korkusunu serbest bırakın onun radarına girmemek için kendi dostluklarınızı veya duruşunuzu değiştirmeyin. Onun gözünde "iyi" kalmaya çalışmak, sürekli yumurta kabukları üze-rinde yürümeye benzer ve sizi köleleştirir. Sizi sırf başkalarıyla görüşüyorsunuz diye düşman ilan edecekse, varsın etsin. Bu durum sizin değil, onun olgunlaşmamış karakterinin bir sorunudur. Bu kaybı bir ceza değil, bir özgürleşme olarak görün.
Paranın gücüyle kurduğu dünyaya ortak olmayın. Çevresindekilerin dediği gibi paranın gücüne inanıyorsa, insan ilişkilerini de bir "alacak-verecek" veya "satın alma" ilişkisi olarak görüyor olabilir.
Ondan maddi veya manevi hiçbir borç, iyilik ya da minnet altına gireceğiniz bir şey kabul etmeyin. Size karşı kullanabileceği en ufak bir kozu bile ona vermeyin. Aranızdaki ilişki tamamen resmi ve minimum düzeyde kalsın. Asla unut mayalım bu tip insanlar psikolojide narsistik eğilimleri yüksek, manipülatör ve mağdur psikolojisi arkasına saklanan toksik bir insan modeline oldukça uygundurlar.
HUZURUN VE MUTLULUĞUN BOL OLDUĞU GÜNLERİ TOPLUMCA YAŞAMAK DİLEKLERİME…

