Emrah GENÇER  Demirci Vaizi/ Demirci İlçe Müftülüğü

Emrah GENÇER Demirci Vaizi/ Demirci İlçe Müftülüğü


Birlikten Kuvvet Kardeşlikten Gelecek Doğar


İnsan, hayatını tek başına sürdürebilen bir varlık gibi görünse de aslında sevdiklerine, dostlarına ve içinde yaşadığı topluma ihtiyaç duyar. Bazen bir selam, bazen uzatılan bir el, bazen de ortak bir sevinç etrafında buluşmak insanları birbirine yakınlaştırır. Bizi bir arada tutan yalnızca aynı topraklarda yaşamak değil, ortak değerler etrafında kenetlenebilmek ve birbirimizin kıymetini bilmektir. Bir toplumu güçlü kılan, herkesin aynı düşünmesi veya aynı tercihlerde bulunması değil; farklılıklarımıza rağmen birbirimize saygı gösterebilmek, ortak bir geleceğe umutla bakabilmek ve birbirimizin hukukunu koruyabilmektir. Farklılıklar anlayışla karşılandığında bir zenginliğe dönüşürken önyargı ve ayrıştırıcı bir dille karşılandığında gönüller arasına mesafeler koyar. Oysa ihtiyacımız olan, bu mesafeleri büyütmek değil, gönülleri birbirine yaklaştırmak ve birlikte yaşamanın kıymetini her fırsatta yeniden hatırlamaktır.

Bazı günler vardır ki bir milletin hafızasında yalnızca bir tarih olarak kalmaz; ortak sevinçlerin, fedakârlıkların ve geleceğe duyulan inancın sembolüne dönüşür. Böyle zamanlarda aynı bayrağın gölgesinde buluşmanın kıymetini daha derinden hisseder, geçmişten devraldığımız emanetleri ve geleceğe karşı sorumluluklarımızı yeniden hatırlarız.

Bu toprakların yaşamanın bize öğrettiği en önemli hakikatlerden biri, zor zamanların dayanışmayla aşılabildiğidir. Millet olma bilinci, yalnızca coşkulu anlarda yan yana durmakla değil; günlük hayatta birbirimizin derdini paylaşmakla, emeğe saygı göstermekle ve ortak iyilik için çaba sarf etmekle güçlenir.

İslam’ın kardeşlik anlayışı da bu birlik ruhunu besler. Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurur: “Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı sarılın; bölünüp parçalanmayın.” (1). Bu ilahî çağrı, bir arada bulunmanın ötesinde, birlikteliğimizi koruyacak bir ahlakı kuşanmamızı öğütler. Birbirimizin sevincine ortak olmak, sıkıntısına kayıtsız kalmamak ve anlaşmazlıklarımızı kırıp dökmeden çözmek bu ahlakın önemli yansımalarıdır.

Elbette birlik olmak, herkesin aynı düşünmesi demek değildir. Farklı fikirler taşıyabilir, farklı tercihlerde bulunabiliriz. Önemli olan, bunları birbirimizi ötekileştirmenin gerekçesi hâline getirmemektir. Eleştirirken nezaketi, tartışırken adaleti, karar verirken ortak iyiliği gözetebilmek toplumsal olgunluğun göstergesidir.

Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: “Birbirinize kin tutmayın, birbirinize haset etmeyin, birbirinize sırt çevirmeyin. Ey Allah’ın kulları, kardeş olun!” (2). Bu hadis, birlik ve beraberliğin yalnızca ortak değerler etrafında buluşmakla değil, gönüllerimizi kin ve kırgınlıklardan korumakla da mümkün olduğunu hatırlatmaktadır.

Gelecek nesillere bırakacağımız en kıymetli miraslardan biri de bu anlayıştır. Çocuklarımıza vatan sevgisinin sorumlulukla, bayrak sevgisinin saygıyla, millet sevgisinin ise insanlara hizmet etmekle anlam kazandığını göstermeliyiz. Çünkü ortak değerler yalnızca sözlerle değil, günlük hayatta sergilenen davranışlarla yaşatılır.

Bizler millet olarak bayrağımızın gölgesinde buluşurken yalnızca geçmişimizin gururunu değil, birlikte kuracağımız geleceğin sorumluluğunu da taşıyalım. Birbirimizi anlamaya, dayanışmayı büyütmeye ve ortak değerlerimizi yaşatmaya gayret edelim.

Unutmayalım ki bizi güçlü kılan, birbirimize bütünüyle benzememiz değil; farklılıklarımıza rağmen aynı geleceğe umutla bakabilmemizdir.

Gönüllerimizin bir, umutlarımızın diri, kardeşliğimizin daim olduğu; ortak sevinçlerimizin bizi birbirimize daha da yakınlaştırdığı nice güzel günlere…

Kaynakça :

(1) Âl-i İmrân, 3/103. 
(2) Buhârî, Edeb, 57.
 

YAZARLAR