Menü Halıkent Bölge Gazetesi
Emrah GENÇER  Demirci Vaizi/ Demirci İlçe Müftülüğü

Emrah GENÇER Demirci Vaizi/ Demirci İlçe Müftülüğü

Tarih: 10.06.2026 13:50

Düğünlerimizde Bereket ve Sünnetin İzi

Facebook Twitter Linked-in

    Aile, toplumun temelidir. Sağlam ailelerin kurulduğu toplumlar güçlü olur; huzurun, güvenin ve sevginin hâkim olduğu yuvalar ise nesillerin yetiştiği en kıymetli mekteplerdir. İşte bu sebeple dinimiz İslam, evliliğe büyük önem vermiş; onu sadece iki insanın birlikteliği değil, aynı zamanda ağır bir sorumluluk ve sağlam bir ahit olarak görmüştür. Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır: “İçinizden bekâr olanları evlendirin. Eğer onlar fakir iseler Allah onları lütfuyla zenginleştirir. Allah’ın lütfu geniştir, hakkıyla bilendir.” (1)

    Bu ayet, evliliğin önündeki en büyük engellerden biri olarak görülen maddi kaygılara karşı önemli bir uyarıdır. Ne yazık ki günümüzde evlilikler çoğu zaman gereksiz masraflar, gösteriş yarışı ve ağır beklentiler sebebiyle zorlaşmaktadır. Oysa evliliğin bereketi lükste değil, samimiyette ve Allah’ın rızasına uygun bir başlangıç yapmak-tadır. Peygamber Efendimiz (s.a.s.) de şöyle buyurmuştur: “En bereketli nikâh, külfeti en az olanıdır.” (2)

    Bu hadis-i şerif, günümüz düğün anlayışını yeniden gözden geçirmemiz gerektiğini göstermektedir. Borç yükü altında yapılan, aileleri sıkıntıya sokan ve gençlerin yuva kurmasını geciktiren düğünler bere-ketten uzaklaşabilmektedir. Hâlbuki önemli olan gösterişli salonlar, pahalı organizasyonlar veya çok sayıda eş-ya değil; sevgi, saygı ve huzur üzerine kurulmuş bir yuvadır.

    Düğünler aynı zamanda nikâhın ilan edildiği, sevincin paylaşıldığı özel günlerdir. Bu sebeple düğünlerin toplumdan gizlenmesi değil, meşru ölçüler içerisinde duyurulması sünnettir.

    Efendimiz (s.a.s) : “Nikâhı ilan edin.” (3) buyurarak evliliğin aleni olmasını istemiştir. Çünkü nikâh, gizlilik değil açıklık ve sorumluluk üzerine kuruludur. Diğer taraftan düğünlerimizde sevinç ve neşe bulunmalıdır. Resûlullah (s.a.s), düğünlerde insanların meşru daire içerisinde eğlenmelerine müsaade etmiş, hatta bazı düğünlerde eğlencenin bulunmasını teşvik etmiştir. Ancak bu eğlence hiçbir zaman harama, israfa ve mahremiyet ihlallerine dönüşmemelidir. Müslüman, sevincini yaşarken de Allah’ın koyduğu sınırları korur.

    Bugün düğünlerimizde dikkat etmemiz gereken en önemli hususlardan biri de gösterişten uzak durmaktır. Takı merasimlerinin yarışa dönüşmesi, insanların birbirini kıyas-laması, “kim ne kadar taktı?” gibi sözlerin gündeme gelmesi düğünlerin manevi atmosferine zarar vermektedir. Oysa verilen her destek Allah rızası için olmalı, gençlerin yuva kurmasına katkı sağlamayı hedeflemelidir.

    Düğünlerimizde fakir - zengin ayrımı yapılmaması da ayrı bir önem taşımaktadır. Peygamber Efendimiz (s.a.s): “Zenginlerin çağrılıp fakirlerin çağrılmadığı düğün yemeği ne kötü bir yemektir.” (4) buyurarak bu konuda bizleri uyarmıştır. Düğün sofraları gösteriş sofraları değil; paylaşma, kardeşlik ve muhabbet sofraları olmalıdır.

    Bu noktada Hz. Ali ile Hz. Fâtıma’nın evliliği hepimiz için en güzel örneklerden biridir. Onların düğününde ne büyük servetler ne de ihtişamlı hazırlıklar vardı. Ancak o mütevazı yuvada sevgi, sadakat, fedakârlık ve bereket vardı. Asırlardır Müslümanların dilinden düşmeyen örnek ailelerden biri olmalarının sebebi de budur. Onların hayatı bize mutluluğun eşyalarda değil, gönüllerin uyumunda olduğunu göstermektedir.

    Bugün evlilik çağındaki gençlerimizin önünü açmak, onlara destek olmak, gereksiz taleplerle evliliği zorlaştırmamak hepimizin görevidir. Anne - babalar, akrabalar ve toplum olarak gençlerimizin yuva kurmasını kolaylaştırmalı; onları borç yükünün altına sokacak uygulamalardan uzak durmalıyız. Çünkü kolaylaştırılan her hayırlı evlilik, toplumun geleceğine yapılmış bir yatırımdır.

    Sonuç olarak düğünlerimiz; israfın değil bereketin, gösterişin değil samimiyetin, haramın değil helalin, ayrışmanın değil kardeşliğin vesilesi olmalıdır. Rabbimiz kurulan yuvalarımıza huzur, muhabbet ve bereket ihsan eylesin. Gençlerimize hayırlı eşler, ailelerimize saadet ve toplumumuza güçlü nesiller nasip eylesin. Düğünlerimiz, sünnetin güzelliğini yaşatan, Allah’ın rızasına ve-sile olan hayırlı başlangıçlar olsun.

Kaynakça: 
(1) Nûr, 24/32. 
(2) Ahmed b. Hanbel, Müsned, VI, 83. (3) Tirmizî, Nikâh, 6. 
(4) Buhârî, Nikâh, 73.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —