Biz neden geri kaldık? Uyumamızın sonu gelmedi mi hala? Bu necip millet, bu toprakların üreten insanları, çağın açanı kapatanı olma özelliğini yeniden ve en önde ne zaman kazanacak? Çağlar öncesinin ışık tutan rehberi olan, öncü, yol ve çığır açıcı dinimizin yüzyıllar boyu bayraktarlığını yapmış ve bu bayraktarlığa halihazırda en yakın ülke olarak, bu sorular her zaman “ Evet varız, hazırız.” Diyebilmemizin arifesindeyiz inşallah.
Bu dualara amin diyebilmenin en önemli ve uygulanabilir şartı; bizi geride bırakan ileri ve modern zihniyeti iyi incelemek ve gidişatımı ona göre dizayn etmek gerekli bence. Öncelikle çok çalışmak, emek harcamak, ileriye hamle üstüne hamle yapmak elzem. Bununla birlikte geçmişimizden ilham almak, kökümüze dayanmak, manevi bağlarımızı koparmamak gerekiyor.
Son yıllarda iç açıcı, geleceğimize güvenle bakmamızı sağlayacak, ülkenin ve milletin güvenliğini daha fazla teminat altına alacak çalışmalara imza atıldığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Benim çocukluğumdan beri bizzat şahit olduğum, bu topraklara yerleştiğimizden beri de tarihi bir gerçek olarak önümüzde duran; vatan topraklarının huzuru ve güveni meselesi bu milletin hep en büyük derdi hem en büyük emek ve masrafı oldu. Son on yılda milli savunma sanayiinde gerçekleşen hamleler toplumun tüm kesimlerini memnun etti. Şaka maka artık bu ürünleri ihraç eder hale gelmek hem itibarımız açısında hem de ekonomik girdi açısından oldukça önemli. Memleketin evlatları bunda sonraki süreçlerde milletimizin, vatanımızın ve en geniş manada insanlığın yararına da olabilecek gelişmelere imza atacaklardır. Ben inanıyorum, siz de inanın! Kim derdi ki savunma sanayiinde % 80-90’lara varan dışa bağımlılığımız bugünlerde % 50’lerde olacak. İnanın on sene önce bu kuru bir iddiadan öte geçemezdi. Öyleyse, yarın için emek, azim ve kararlılığımız sayesinde % 10’lara düşecek; belki de hiç dışa bağımlı olmayacağız.
Yukarıda söylediklerimi destekleyecek, önümüzde, hem de gözümüzün önünde bir proje gerçekleşti geçtiğimiz günlerde. Daha önceki TÜBİTAK Projesini hastalığım dolayısıyla kaçırmıştım. Bu seferkine heyecanla ve merakla katıldım. Necip Fazıl Kısakürek Fen Lisesi’nin geçen hafta Çarşamba-Perşembe günleri öğrenci veli 80-90lerinin, eğitim camiasının ve halkın faydasına okulunda açmış olduğu TÜBİTAK Projesi kastettiğim. Ben oldukça etkilendim ve faydalandım. Değişik branşlarda projeler hazırlanmış. Öğretmeneler gençleri iyi hazırlamış. Hem güzel güzel anlattılar, hem konulara hakimiyetleri belli ki, tüm sorula80-90rımıza gayet net ve anlaşılabilir cevaplar verdiler. Birisini örneklesem diğerlerine haksızlık yapmış olurum. Konu ile ilgili resmi bilgi de vereyim de tarihe not düşmüş olalım. Okul Müdürü Mustafa YILDIZ’ dan aldığım bilgileri virgülüne bile dokunmadan sizlere arz ediyorum. Buyrun:
“Bir fikir dünyayı değiştirir diyerek fiziğinden matematiğine, müziğinden tarihine tüm branşlarda yaptığımız 25 farklı projemizi sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz.
Demirci Necip Fazıl Kısakürek Fen Lisesi ile ilk kez gerçekleştirdiğimiz projeyi tamamladık. 25 öğretmen 25 proje sloganıyla çıktığımız bu yolda. Hissedilen heyecanın, verilen emeklerle birleşmesi ile ortaya çıkan ürünlerimizi sizleri paylaşmak bizleri mutlu etti. Halkımızın ve öğrencilerimizin yoğun ilgisi ile bizleri onurlandırdığı projemize katkı sağlayan tüm öğretmen ve öğrencilerimize teşekkür ediyor, bundan sonraki projelerimizde buluşmak üzere diyoruz.”
Tüm okullarımızdan yeni projeler beklerken, şu küçük eleştiriyi de eklememe izin verin lütfen! Keşke daha göz önünde bir mekanda ve daha fazla insanın ulaşabileceği şekilde olsaydı. Ulaşım işi halledilebilirdi gibi geliyor bana. Ama olsun! Daha iyiye inşallah!
