Mehmet BOZKURT


SIR AVCILARI

“Bilgi, güçtür” F.BACON


İşimiz ve günlük aktivitelerimiz gereği , gerek bilgisayarlarımızın gerekse tablet veya akıllı telefonlarımızın tuşlarına tıklamasak olmuyor. Bilgi edinmek ve eğlenmek için mutlaka bunlara ihtiyaç duyuyoruz.

Ama mutlaka…

Hoşça vakit geçirmemiz bile tuşlar aracılığı ile oluyor. Bir sayfa kapanmadan diğeri açılıyor. Zaman su gibi akıyor. Bir müddet sonra internete ne amaçla girdiğimizi bile unutuyoruz.  Dalıp gitmişiz okyanusa.  Hepimizin internete bağlanmadaki asıl amacı bilgiye erişmek. Tıpkı bizler gibi dünyadaki milyonlarca kişi de bu uçsuz bucaksız bilgi okyanusuna dalıp çıkıyor…

Çok azımız internetin tehlikelerinden haberdar. Belki bir kısmımız tehlikeleri tanımak ve önlem almak için çaba sarf ediyor. Ama sadece azınlıkta olan bir kısmımız… Nasıl olsa bize bir şey olmaz! Bu güveni de nereden aldıysak artık…

İllâ şifre gerekliyse boş bırakmayız elbet. O kadar da değil. Usûle uyarız. Şifre basitse 1234, biraz zor olsun herkes giremesin istiyorsak 123456789 rakamlarını yazarız olur biter. Doğum tarihlerimizi de yazarız gerekirse… Arkadaşlarımıza  işyerimizdeki  bilgisayar şifresini bile veririz. Maksat biz yok iken işler aksamasın.

Sonuçta bizler, evinin kapısını kilitledikten sonra anahtarı da kapının üzerindeki taşın kovuğuna bırakan bir neslin torunlarıyız. Hem ne demiş atalarımız.

“ Kilit dostadır.”

Ancak, bizler kilit ve şifre konusunu hafife alıp mutlu ve huzurlu bir şekilde sayfalarımız arasında hülyalara dalarken, sanal dünyanın başka yerlerinde bazıları hiç boş durmaz. Avlanmak için sürekli kendilerine uygun ortam ve hedef ararlar. Onları fark edemeyiz.  Adı üzerinde avcı onlar! Siz hiçbir avcının avına kendini tanıttığını gördünüz duydunuz mu?

Bu avcılar nasıl birileridir? Ne şekilde avlanırlar? Hangi avların peşindedirler?

İsterseniz biraz da bunlara değinelim.

Bu kişiler, bilgisayar dünyasının dâhileridir. Bilgisayarlar üzerinde olağanüstü bir yeteneğe ve sıra dışı bir zekâya sahiplerdir. Bilgisayar sistemlerinin ayrıntılarını incelemekten hoşlanırlar ve sistem yeteneklerini geliştirirler. Son derece yetenekli ve üretken bilgisayar programcılarıdır. Bir programlama problemine hızlı bir şekilde işlevsel çözüm getirirler.

 Örnek vermek gerekirse;

Linux işletim sistemi çekirdeğinin geliştiricisi ve proje yöneticisi Linus Torvalds, özgür yazılım aktivisti, sistem uzmanı ve yazılım geliştiricisi GNU Projesi ve Özgür Yazılım Vakfı’nın kurucusu Richard Stallman ve Microsoft’un kurucusu Bill- Gates bunlardandır. Bunları zaten biliyoruz. Bizim için çok da ilgi çekici ve gizemli değiller.

Ancak, konu bilgisayar güvenliği olunca işler değişiyor.

Bir de yukarıda belirttiğim özellik ve kabiliyetlere sahip olup ta özel taktiklerle bilgisayar sistemlerine izinsiz erişim sağlayan kişiler var. Yani bahsettiğimiz avcılar. Sır avcıları. Sırlarımıza vâkıf olmak isteyen avcılar. Bunlar için hedefte kimin olduğu çok da önemli değildir. Bireyler, kurumlar hatta devletler hedefleridir. Sanal dünyada bu tanıma uyanlara Hacker deniyor.

Eminim bu tanım size de tanıdık gelmiştir. Tam karşılığı değilse de bilgisayar korsanı da diyebilirsiniz. Asıl ilgiyi bu tanıma uyanlar çekiyor. Bunlar güvenliğimizi tehdit ediyorlar. Çok tehlikeliler. İnandıkları bir şey var. O da serbest bilgiye erişim özgürlüğü. Zaten tehlikenin kaynağı da bu inanç. İnançları uğruna istedikleri bilgiyi edinmek için sistemlere sızıyor ve saldırıyorlar. Tek amaçları var. Korunan bilgiye erişmek. Risk almayı seviyorlar. Karşılarındaki sistemin güvenliği ne kadar yüksekse, onu kırmaktan da o kadar zevk alıyorlar. Onlar için, yeni tanıtılan bir bilgisayar güvenlik sistemi kadar iyi bir rakip yok. Proğramlama konusunda yetenekli oldukları kadar gözlerden uzak duracak kadar da zekiler. Sahne arkasında çalışırlar, başarılarıyla övünmeyi sevmezler. Anlayacağınız, gizliliğe çok önem verirler. En güçlü silahları zekalarıdır.

Normal bir insandan daha pratik düşünme ve karar verme becerilerine sahiptirler. Her ne kadar hepsi için geçerli olmasa da konuşmaktan ve gezip tozmaktan fazla hoşlanmazlar. Arkadaş çevreleri çok geniş değildir.

 Ancak, gizlilik ihtiyacına rağmen bütün hacker’lar yalnız çalışmaz. Kendi aralarında gruplar oluştururlar. Fakat bu gruplar içinde bile belli bir oranda gizlilik hakimdir, üyeler birbirlerinin isimlerini bile bilmeyebilirler. Niteliklerine ve amaçlarına göre ikiye ayrılırlar: Beyaz şapkalılar ve siyah şapkalılar.

Beyaz şapkalılar savunma amaçlı çalışırlar. İyi niyetlidirler. Güvenlik sistemlerini zarar vermek amacıyla kırmazlar. Bir sistemin zayıf noktalarını bulmak için yazılımı üreten şirketle birlikte çalışabilirler. Herhangi bir sistemde tespit ettikleri açığı kamuoyuna duyurmadan önce yazılımı geliştiren firmaya veya kişiye açığı bildirir, açığın kapatılması için mâkul bir süre tanır ve bu süre boyunca sisteme zarar vermezler. Ardından, kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla bu açıkla ilgili ayrıntıları çeşitli haber gruplarında ve web sitelerinde duyururlar.

Siyah şapkalı hacker’lar ise, beyaz şapkalıların tam tersidir. Güvenlik sistemlerini izinsiz olarak aşarak bilgi hırsızlığı, dolandırıcılık, terörizm, bilinçli yıkım gibi zarar verici faaliyetlerde bulunurlar. Bunları bir bilgisayara uzaktan erişme ya da bir yazılımı kırma yoluyla gerçekleştirebilirler. Yazılımların kopyalama korumalarını kırarak izinsiz kullanılmalarını sağlarlar.

Siyah şapkalılarla birlikte işin rengi de değişmeye başladı!

Bunları, başka bir yazımızda ele alalım.

Habersiz kalmayın sağlıcakla kalın.

——————————————————————————————————————–

*Francis Bacon: 22 Ocak 1561- 09.Nisan 1626 yılları arasında yaşamış olan İngiliz Filozof, bilim insanı, avukat, hukukçu, devlet adamı ve yazar.

 

NOT: Yazılarımı aynı zamanda aşağıya bağlantı adresini bırakacağım kişisel blogumda da görüntüleyebilirsiniz:

https://kuzyakabilisimtarihkultur.com/

 

 

YAZARLAR