Uzman Dr. Umut OTLU


OSTEOPOROZ

"...Osteoporoz bir hastalıktır; zaman içinde kemikler kalsiyum kaybederek, delikli, zayıf ve kolay kırılabilir hale gelirler. .."


               Kemikler, kasları yapısal olarak destekleyen, hayati organları koruyan ve hücrelerin çalışması için temel gereksinimlerden biri olan kalsiyumu depolayan yapılardır.

               Osteoporoz bir hastalıktır; zaman içinde kemikler kalsiyum kaybederek, delikli, zayıf ve kolay kırılabilir hale gelirler. Kemiğin iç yapısı ve kalitesi bozulur, vücudun kemik çatısı zayıflar. Osteoporotik kemik, kütlesini kaybetmiş kemiktir.

               Osteoporozlu kimselerde ya hayatın erken dönemlerinde kemik dokusu daha az gelişmiştir, ya da bu kişilerde ileri yaşlarda görülen kemik kaybı diğerlerine oranla daha hızlıdır.

               Dünyanın her yerinde 65 yaşın üstündeki pek çok kadın ve erkekte kalça, omurga, el bileği ve diğer kemiklere ait kırıklara rastlanmaktadır. Klinik açıdan son derece önemli bir sorun olmasına karşın, kadınlardakine oranla çok daha az ilgi gören erkek osteoporozu ile ilgili araştırmalar yaşam boyunca erkeklerin üçte birinin osteoporoza bağlı kırık riski taşıdıklarını göstermektedir.

 

               Yaşam kalitesini nasıl etkiler?

 

               Tedavi edilmeyen osteoporoz kemik ağrısına, şekil bozukluklarına yol açabilir. Ayrıca kişi giderek çevresindekilere daha bağımlı bir hale gelir ve üretken bir yaşamdan uzaklaşır. Yaşam kalitesi bozulur ve depresyon benzeri psikolojik sorunlar yaşayabilir. Osteoporozun bir diğer özelliği kırık olmadığı sürece ağrı yapmadığı için sinsice, sessizce ilerleyen bir hastalık olmasıdır.

Osteoporozda genel risk faktörleri

               1. Kadın olmak (Kadınlar daha az kemik dokusuna sahiptir)

               2. 50 yaşın üstünde olmak (Yaş arttıkça yoğunluğunu kaybeden kemikler zayıflar)

               3. Menopoza girmiş olmak (Menopoza girmiş kadınların ortalama üçte birinde osteoporoz gelişmektedir ki, bunun sorumlusu östrojen düzeyindeki azalmadır)

               4. Erken menopoza girmek veya yumurtalıkların operasyon ile alınmasını takiben cerrahi (yapay) menopoza girmek.

               5. Erkeklerde erkek cinsiyet hormonu olan testosterondaki azalma ile kemik kütlesi de azalabilmektedir.

               (Erkeklerde gonad fonksiyonunun; işlevinin herhangi bir nedenle azalması osteoporoza bağlı kırıklara yol açabilmektedir).

               6. Düşük kalsiyum içeren yiyeceklerle beslenme ve vitamin D eksikliği

               7. Fiziksel aktivitenin, hareketliliğin ve egzersizin az olması (egzersizin kemik kütlesini arttırdığı, kemiği kuvvetlendirdiği kanıtlanmıştır)

               8. Ailede osteoporozlu kimselerin bulunması (kırıklara yatkınlığın bir kısmı kalıtsaldır; annelerinde omurga kırığı öyküsü olan genç kadın larda da kemik kütlesinde azalmaya rastlanmak tadır)

               9. Kısa boylu, ince yapılı kişiler iri yapılı, kilolu kişilere göre daha fazla osteoporoz riski taşımaktadırlar

               10. Beyaz tenli, açık renk gözlü olmak

               11. Sigara içmek

               12. Alkollü, kolalı ve kafeinli içecekleri çok fazla tüketmek

               13. Bazı ilaçları uzun süreden beri veya yüksek dozlarda kullanıyor olmak (örneğin; kortikosteroidler, lityum, alüminyum, epilepsi ilaçları, antiasitler, antikoagülanlar, siklosporin, tiroid ilaçları ve bazı kanser ilaçları gibi)

               14. Bazı hastalıkların olması. Örneğin; şeker hastalığı, tiroid veya paratiroid bezinin fazla çalışması, midebarsak operasyonu geçirmiş olmak, uzun süren hareketsizlik, felçler, bazı romatizmal hastalıklar ve diğer bazı endokrin (hormonal) hastalıklar osteoporoza neden olabilmektedirler.

               Osteoporozda belirtiler:

               • Bel ve sırt ağrısı

               • Boyda kısalma, omurgada kırık

               • Sırtta kamburlaşma, omuzlarda yuvarlaklaşma

               • El bileğinde kırık

               • Kaburga kırıkları

               • Kalça kemiğinde kırık olabilir.

               Osteoporoz tanısı nasıl konur?

               Osteoporoz hastalığının sebebinin araştırılmasında, tanısında, hastalığın takibinde sadece muayene yeterli değildir; film, kemik yoğun luğu ölçümleri, kan ve idrar incelemeleri de gerekmektedir. Direkt radyografiler hastada bel, sırt ağrısı yapacak başka sorunlar olup olmadığını veya omurgalarda kırık olup olmadığını değerlendirmek açısından gereklidir. Kemik yoğunluk ölçümleri (kemik taraması) 1.5 - 2 yıl ara ile yapılan incelemelerdir ve kontrollerde karşılaştırma yapılabilmesi açısından aynı aletle yapılması önerilmektedir.

               Tedavi ilkeleri nelerdir?

               Kaybolan kemiği tekrar yerine koymak oldukça zor, pahalı ve uzun zaman alan bir olaydır, dolayısı ile risk faktörlerini belirlemek ve osteoporozu önlemek gelişmiş bir osteoporozu tedavi etmekten daha kolaydır. Erken tanı konması son derece önemlidir. Tedavide;

               1. Yaşam tarzında değişiklikler yaparak düşmeyi azaltacak önlemler almak,

               2. Doktorunuzca önerilen egzersiz programlarını uygulamaya çalışmak,

               3. Beslenmenizi önerilen şekilde düzenlemek,

               4. İlaçlarınızı düzenli kullanmak ve yine düzenli doktor kontrolüne gitmek,

               5. Osteoporozun önlenebilen ve tedavi  edilebilen bir hastalık olduğunu bilmek gerekmektedir.

YAZARLAR