Dr. Nurullah ABALI


Muhammed (a.s.)’ın Akıl Hocası Rahip Bahira Mıydı?

"...Öncelikle bilinmelidir ki bu iddia tutarsızlıklarla doludur. 9 yaşındaki bir çocuk Kur’an’ı ezberinde tutabilir ancak bunları birkaç saatte ezberlemesi imkânsızdır. Kaldı ki, yaklaşık otuz yıl sonra başlayacak ve 23 yıl sürecek nübüvvette tebliğ edilen 600 sayfadan fazla bilginin tümünün bu birkaç saatlik görüşmeye dayandığı var sayımı, başlı başına bir tutarsızlıktır..."


                Batılı müsteşriklerin (doğu bilimcilerin / oryantalistlerin) iddiasına göre Rasulullah’ın akıl hocası Hıristiyan Rahip Bahira’dır. İddiaya göre Abdullah oğlu Muhammed, daha çocukken gerçekleştirdiği Şam seyahatinde Rahip Bahira ile bir yemek süresi kadar görüşmüş. İslam’a dair tüm bilgileri 40 yaşında nübüvvet verilene kadar aklında tutup sonra bunları aktarmış. Yani tebliğ ettiği bilgileri vahiyden değil, bu rahipten almış.

                Öncelikle bilinmelidir ki bu iddia tutarsızlıklarla doludur. 9 yaşındaki bir çocuk Kur’an’ı ezberinde tutabilir ancak bunları birkaç saatte ezberlemesi imkânsızdır. Kaldı ki, yaklaşık otuz yıl sonra başlayacak ve 23 yıl sürecek nübüvvette tebliğ edilen 600 sayfadan fazla bilginin tümünün bu birkaç saatlik görüşmeye dayandığı var sayımı, başlı başına bir tutarsızlıktır.

                Kur’an’ın o yaştaki bir çocuğun onlarca yıl aklında tuttuğu bilgiler sonucu oluştuğu iddiası Kur’an’ın içeriği açısından da mantıksızdır. Çünkü Kur’an’daki ifadeler, diğer kitapların kopyası olmak bir yana, onların tevhide aykırı olan hususlarını çok sert bir şekilde eleştirmektedir. Hatta Kur’an, Tevrat ve İncil’den kopyalandığı iddialarının zıddını söyleyen birçok bilgi de içermektedir. Yani Kur’an’daki ifadeler diğer dinlerin kopyası olmaktan veya onları onaylamaktan çok, eleştirmek ile ilgilidir.

                Söz konusu iddia Kur’an’ın şu ifadeleriyle de çelişki halindedir: “Bu kitabın sana verileceğini ummuyordun...” (Kasas [28] 86). “…Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin...” (Şûra [42] 52).

                Yine bu iddia, ilk vahyin geldiği sırada Rasulullah ile Hatice Valide’miz arasında geçen konuşmaların yer aldığı rivayetlere de aykırıdır. Bu rivayetlere göre şayet Rasulullah 30 yıldan beri kendisinin nebi olacağını bekliyor olsaydı, ne Hira’da ilk vahiy geldiği zaman, ne de evine döndüğünde o kadar şaşırmasına, hatta korkmasına gerek kalmayacaktı.

                Dolayısıyla mantık ve Kur’an ile tarihi verilere baktığımızda bu iddianın doğru olmadığı açıkça ortaya çıkmaktadır.

YAZARLAR