Yine bir müddet ara verdik her şeye. Bazen kendi elimizdeki sebepler, bazen elimizde olmayan sebepler ile ara vermek zorunda kalıyoruz mutat alışkanlıklarımıza. Böyle niyetsiz, istenmeyen ara erişlere fetret devri de deniyor. Hz. Peygamber’in Allah-u Teâlâ’yla irtibatının kesilmesi yani vahyin durması ve Osmanlı Devleti’nin kuruluş aşamasındaki Ankara Savaşı’ndan sonraki, buhran dönemleri gibi. Hasılı okuyan, okumaya çalışan sizlerle benden kaynaklı diyaloğumuz kesildi.
Şükür yaradana! Şükür kavuşturana! Hayatımızın akışında da zaman zaman kesintiler olmuyor mu? Hastalık, sakatlık, hüzün zamanları da bence aynı kategoride yer alıyor. En önemlisi ise; Allah’ın aklımızı, anlayışımıza, sevgimize, rızkımıza fetret devri yaşatmaması! Duamız, isteğimiz, arzumuz hepimiz için bu ortak alanlar olsun!
Kurban Bayramı yaklaşıyor. Kimimize tatlı, kimimize telaşlı geldiği için zorlu bir süreç bekliyor hepimizi. Kurban alma, kurban kesme - kestirme iş ve işlemleri için vakit ilerliyor. Ömrümün son 10 yılı ayrı tutarsak, bu telaşa katılmayan konu komşu Demirci halkından hiç kimse olmazdı. O zamanlar Ramazan Bayramında annesinin babasının yanına gelemeyenler ne eder eyler Kurban Bayramında memleketine gelirdi.
Bizim Demirci gibi geleneklerine daha sıkı bağlı mahallerde büyük oranda bu alışkanlık şükür ki devam ediyor. Eh! Bundan da arkadaş, dost, akrabalarla sohbetli, muhabbetli, güzel bayram geçirme imkanı bulabiliyoruz.
Tüm bu güzelliklerle beraber Kurban Bayramı bende kaygılara da sebep oluyor. “Kan bayramıdır, dikkat et oğlum!” derdi babam rahmetli. Küçüklüğümden beri de Kurban Bayramındaki kaza, belalar bende oldukça fazla olumsuz hatıralar bıraktı. Biraz önce tırnak içindeki sözü söyleyen babam da Kurban Bayramının ikici gününde vefat etti. Daha geçmişimizde hatırladığım trafik kazaları, ölümlü ve yaralanmalı diğer tür kazalar hâlâ tazeliğini koruyor hatıratımızda. Özellikle genç insanları kaybetmiş olmak üzüntümüzü katlandırıyor.
Trafik kazası demişken, benim de kısa süre önce bir kaza geçirdiğimi aktarmak isterim, siz değerli okurlarıma. Bazen kabahatsiz dayak yemek zorunda kalırsınız. O kabilden bir kaza… daha arabaya binmeden başlamak üzere trafikte kurallara uymak, aslında insana değer vermenin, insanı kendinden kabul etmenin en temel yolu olsa gerek.
İnsanca yaşamayı sadece kendimizden değil, tüm insanlar için istemek dünyada varlık sebebimiz olmadığı sürece hiçbirimize huzurun olmayacağını kesinlikle belirtmek isterim. Bununla beraber iyi dileklerini sunan herkese selam olsun. Allah bizim için “beterinden korusun!”, hepimiz için “muhafaza eylesin!” diye dua ediyorum. Yola çıkacaklara, devamlı yolda olanlara Allah kazasız, belasız sevdiklerine ulaştırsın!
Kurban Bayramınızı canı gönülden tebrik ederken, bugünlerden sonraki hayatınızın, bugünlerden önceki hayatınızdan daha huzurlu, daha mutlu, daha bereketli günlerle dolu olmasını temenni ederim. Kazasız belasız, neşeli muhabbetli hayırlı bayramlar…
