Son günlerde, son aylarda moralimiz bozuluyor, bozuktu. Kaygılarımız, endişelerimiz art arda geliyor. Ekonomik krizdi, dolar yükseldi - düştü idi, altın başını aldı gitti, her şeye zam olmalı mı idi derken yavaş da olsa bir düzelme biraz ferahlama… Arkasını bekliyoruz. İnşallah hayırlısı olur. Bu arada sosyal medyada, bazı TV’lerde gençlerin Avrupa özentisi, çare olarak Amerika hayali aldı başını gitti. İşin garip tarafı hatırı sayılır bir insan grubu bu gençleri haklı buldu, buluyor. Bizim yaşlar elliye ulaştı. Birçok kriz, birçok ekonomik sıkıntı gördük, geçirdik. Millet olarak hepsinden ferasetimiz ile, anlayışımız ile, sabrımız ile baş etmesini bildik. Millet olma, birlik olma özelliğimiz devam ettiğimiz müddetçe Allah’ın izni ile her zorluğu aşarız, aşmasını biliriz. Para için, makam için, maddi beklenti için ülkeyi terk etmek aklımızdan bile geçmez. Elbette her şey yerli yerine oturur, oturuyor da...
Gençlerimizin bir kısmının hayalleri de son zamanlarda boş kahramanlıklarda. İzledikleri diziler, filmler, oynadıkları sanal oyunların boş kahramanlıları teşvik ediyor gençleri. Dolayısı ile kendi çağlarında mafya olmalar, sokak savaşları, haraç kesmeler falan iyice arttı. Haberlerde ayrıntıları ile izliyoruz. Sonuç hapis hayatı veya mezar oluyor. Yazık ki ne yazık... Gençlik mahpus damlarında çürüyor... Kahramanlığın sadece cesaret, sadece güç gösterisi olduğunu pompalayan sosyali veya sosyal olmayanı medya ile - her zaman söylediğimiz gibi - alternatifsiz olduğu sürece, geleceğimiz tehlikede. Bu köşeyi takip edenler bilirler ki; bir eğitimci olarak, işimiz şikâyet değil, çözüm üretmek demiştik, aynı görüşümüze devam... Gene alternatif sunmak için yazdığım yazının arkasını oku maya devam edelim....
"KESİŞME: İYİ Kİ VARSIN EREN” filmini izlediniz mi? Lütfen izleyin, izletin. Özellikle yaşı müsait olan çocuklarınıza izletin lütfen. Hikâyeyi duymuşsunuzdur. Gerçek bir kahramanlık hikâyesi. Duymadı iseniz ne duruyorsunuz? Eren BÜLBÜL bizim kahramanımız. Öyle film kahramanı olarak bir orduyu bozguna uğrattığı, üç beş sokak serserisini harikulade güçlerini göstererek kanını akıtan sanal kahraman değil o. Garip, fakir bir ailenin, vatanı, milleti için yüreği çarpan genç, daha 15 yaşındaki delikanlısı Eren. Filmdeki ailesinin evinin durumu, kardeşlerinin çokluğu az bile vurgulamış. Gerçekte daha da fakir bir aile. Ve Eren BÜLBÜL, medyanın şımarık, “Avrupa da Avrupa” naraları atan ve Eren’e göre kat be kat zengin çocuklarından değil çünkü. Teröristlerin yerini bizzat kendisi göstermek isteyen, kendisine silah verilir ise onlarla savaşabileceğinde ısrar eden yiğit delikanlı Eren. Gelecekte ülkesi için asker olmak isteyen vatan evladı Eren. Para için vatanını, ülkesini terk etmek isteyenlerden değil Eren.
Bu arada Ferhat GEDİK aslında olayın gerçek kahramanı. İşi, mesleği askerlik olduğu, bu zamana kadar Ferhat GEDİK gibi on binlerce şehit toprağa verdiğiniz için daha az bahsedildi. Ama bu vesile ile Ferhat GEDİK, Eren BÜLBÜL, Fethi SEKİN gibi vatanı, milleti, namusu, dini uğruna şehit olan tüm insanlara Allah’tan rahmet diliyorum.
Eren başka duygulandırdı bizi. Genç yaşı, garip oluşu, masumiyeti başka etkiledi bizi. Aklımıza hep bu ülkenin garibanlarının, orta yaş grubunu insanlarının azmi, cesareti ve gayreti ile ayakta olduğu gibi bir gerçeği getirdi bize.
Filmin en sonunda Eren BÜLBÜL’ün sosyal medya paylaşımı ve şehit oluşlarından sadece iki dakika öncesindeki paylaşımı, duygu seline boğdu bizi. Çıkışta inanın herkes ya ağlıyordu ya da ağlamaklı idi. Öyle ya; ağlayamazsanız, anlayamazsınız!... Çocuklarımıza, gençlerimize Eren’in filmi örnek olmalı! Çanakkale şehitlikleri örnek olmalı. Sözüm ona, Avrupacı, Avrupa’yı vatana ve millete tercih eden gençlere bir sorum var: Siz son elli, altmış yılda Avrupa’da bir kahraman gördünüz mü, duydunuz mu? Eren gibi, Ferhat GEDİK gibi, Fethi SEKİN gibi yiğit vatan evlatları var mı? Onun için hep sanal kahramanlar uyduruyorlar. Kahramanı olmayanın toprağı olmaz…
İyi ki vardın Eren!.. İyi ki varsınız Erenler!... Bu topraklardan, yeni nesilden boş kahramanlar değil, başkahraman olan Erenler yetişsin inşallah.
Ağlattın bizi be Eren!.. Erdirdin bizi be Eren!... Dostlar, dostluklar, evliyalar, iyilikler hâsıl olsun artık bu topraklarda. Gülsün bu toprakların evlatları, güldürsün bizi evlatlar artık.
