Mustafa KAYA


GERİYE DE BAKMAK


               " Hayatımızda biz neler yaşadık, neler!" Cümlesini kuracağımız günler gelmiş. Geçenlerde arkadaşlarla konuşurken, çocukluğumuzdaki, gençliğimizdeki hatıralar bir anda depreşti. "Şunu da hatırlıyor musun? Bunu da hatırlıyor musun?" diyerek başlayıp saatler boyu konuştuk. Özellikle öğrencilik yıllarımızdaki hatıraları anlatabilmek için; başlayanın sözünü kesip devam etmek, sözü kesilenin " Hayır öyle değildi! " deyip konuyu aynı kelimelerle, aynı şekilde anlatması, yaşımızın belli bir düzeye geldiğini gösteriyor. Gençliğimizdeki yaşlılar ve bu tür davraışları canlanıveriyor gözümüzde... 

               

               Hatıraların iyisi de kötüsü de olabiliyor. İyiden de kötüden de eskilerin deyimiyle nasiplenmek gerekir. Yani ders almak gerekir. İnsanların hatıratı olduğu gibi milletlerin de hatıratı var. Buna milli tarih diyoruz. Bizim yaşadığımız bu topraklarda, millet olarak şereflendirdiğimiz ilk zamanlardan bu günlere, acıları ve kederleri yoğun olarak yaşamışız Anadolu denilen coğrafyada. Az tarih okuyan ve düşünebilen fark ediyor. İnsanın hafızasından milletlerin hafızasına yansıyanlar ile milletlerin hafızasından genetik aktarılan yansı maların çok fazla olduğunu düşünüyorum niyeyse. Bence tarih bunu açıkça gösteriyor. Zannetmeyin; her coğrafyanın bizimki kadar sıkıntılı olduğunu... Seçtiğimiz ve şeref bulduğumuz dinden kaynaklı İslam düşmanlığı, tüm İslam diyarlarındaki düşmanlığın sebebi olduğu gibi, yaşadığımız coğrafyanın da, uzak yakın toprağımızda emeli olanların bize olan düşmanlığını artırdığını fark ediyorsunuzdur herhalde. Biz buna "Coğrafya kaderdir." Demişiz, demeye de devam ediyoruz. 

 

               Lafı uzatmadan Anadolu dışından düşmanlıkları kabul etmemizi, Anadolu'nun güzel coğrafyasına bağlayabiliyoruz, dini düşmanlığı kabul ediyoruz da; Anadolu'nun içinden Anadolu'ya düşmanlığı, kendi yaşadığı coğrafyaya ihaneti anlayamıyoruz. Amacın güç ve iktidar savaşı olmadığını biz de iyi biliyoruz, ihaneti yapanlar da çok çok iyi biliyorlar. Başta söylediğim “iyi anılardan da kötü anılardan da ibret almalıyız.” cümlesini “tarihin içerisindeki tüm ihanetlerden de ibret almalıyız.” diye ayrıca cümle kurarak ifade etmek mi gerekiyor, bilemedim. 

 

               En son Ankara'da görev yapan bir arkadaşım uyardı: " çok uzun yazdığın zaman bakmıyorum bile!" Madem öyle sonraki yazıda devam edelim.

 

               Bence önemli şeyler konuşacağız. Beklerim. 

               Kalın sağlıcakla.

YAZARLAR