
İki ya da daha fazla kişinin teknolojiyi kullanarak iletişimde bulunması telgrafla başladı.
Morse, 1830 yılında ilk başarılı ve modern anlamda telgrafı yaptığında, sanırım bu günkü iletişimin geldiği noktayı hayal bile edemezdi.
Telgraf, hiç şüphesiz kullanmakta olduğumuz telekomünikasyonun en eski aracıdır.
1900’lü yılların başlarında radyonun bulunmasıyla telgraf sayesinde kablosuz iletişim başladı. Alfabesi farklıydı. Uzun ve kısa çizgilerden oluşan kodlanmış harflerden oluşuyordu. Adı Mors alfabesiydi. Daha sonra çözümleniyor ve anlaşılabilir bir dile dönüştürülüyordu
1969 yılında, Amerika Savunma Bakanlığı bünyesine bağlı Gelişmiş Savunma Araştırmaları Projeleri Birimi yeni bir iletişim yöntemi buldu. Söz konusu yöntem, başka bilgisayarların bir ağ yoluyla birbirleriyle iletişim kurmasını sağlıyordu. Adı geçen birim, bilgisayarlar arasında iletişimi sağlayan paket hazırladı. Böylece dünyada ilk dağıtım ağı oluşturulmuş oldu. Fakat, iletişim sadece 15 bilgisayar arasında sağlanabiliyordu.
Söz konusu ağın bir adının olması gerekiyordu.
Amerika Savunma Bakanlığı bünyesine bağlı özel birimin adının baş harflerinden oluşan ARPA’ya, ağ kelimesinin ilk üç harfi NET’i de ekleyerek bir isim koydular.
ARPANET
Anlaşılır olması için açılımı orjinal diliyle verelim.
Advanced Research Project Agency Network
Dilimizdeki karşılığı, İleri Araştırma Projeleri Ajansı Ağı
İlk kullanıldığı yerler ise üniversiteler ve araştırma birimleri idi.
ARPANET günümüz internetinin öncüsüdür.
Çalışmalar devam etti.
Ve aradan tam 29 yıl geçti.
Araştırma ve çalışmalar sonucu iletişimde sınırları ortadan kaldıran yepyeni bir gelişme yaşandı.
30 yıl önce en fazla 15 dolayında bilgisayar birbirine bağlanabilirken, dünya üzerinde bulunan tüm bilgisayarlar birbirlerine bağlanabilir ve kendi aralarında iletişim kurabilir hale geldi.
Artık ağ, dünyadaki tüm bilgisayarları saracak güçteydi. Uluslararası bağlantı sağladığı için de orijinal dilindeki iki kelimeden faydalanılarak bir isim konuldu.
İNTERNET
Yine, daha iyi anlaşılabilmesi için orjinal diliyle yazalım.
İnternetional Network
Dilimizdeki karşılığı, Uluslararası Ağ
1998 yılında, Microsoft’un Windows 98 sürümü işletim sistemi, internet tarayıcısı ile masa üstü kişisel bilgisayarlara entegre oldu. Dünya üzerindeki bilgisayar ağlarının birbirleri ile bağlanması sonucu herhangi bir sınırlaması ve yöneticisi olmayan uluslararası bir bilgisayar ve bilgi iletişim ağı oluştu.
Bu sayede, internet hızlı bir şekilde yayılmaya başladı. İnternet sayesinde milyonlarca insanın kendi arasında etkileştiği, bilgi değiş-tokuşu yapabildiği ve kendi yazısız kuralları olan büyük bir topluluk meydana geldi. Böylece, büyük bir bilgi denizi ve kütüphane oluştu.
İNTERNET, bu denizin ve kütüphanenin adıdır.
Bugün her yönüyle hayatımızın içindedir. İnternetin olmadığı çoğu durumda işlerimiz aksar.
Gorki*: Geçmişin arabalarıyla hiç bir yere gidemezsiniz.” demişti.
İnternetin hayatımıza girmesiyle, geçmişteki ulaşım ve iletişim araçları bu hıza dayanamadılar ve hayatımızdan yavaş yavaş çekildiler. Çoğu, tarihin tozlu sayfalarında yerlerini aldılar. Geriye dönüp baktığımızda artık birer nostaljiler. Sadece anıları kaldı.
Yeni jenerasyon isimlerini bile hatırlamıyor.
İnternet sayesinde zaman şimdiki kadar yoğunlaşıp, akışkanlık kazanmadı.
Ülkemizin nüfusuna kıyasla en yüksek trajlı gazetenin günlük satış rakamları ortada.
Artık haber; telefonlarımızda, tabletler de, diz ve masa üstü bilgisayarlarımızda…
İnternet sayesinde; gazeteler, dergiler, televizyonlar ve radyolar dijital.
Kültür dijitalleşiyor…
Ortamlar dijitalleşiyor…
Dinlediğimiz müzik, baktığımız fotoğraf, seyrettiğimiz video dijital…
Seyrettiğimiz filmler dijital teknoloji eseri…
Sanki her birimiz dijital fanus içerisindeyiz…
Birbirimize bu fanusların içinden bakıyoruz…
Dijital süreç evrildikçe, dünyanın dinamikleri değişiyor…
Ve genç hayatlar, farklı bir dünyaya doğru yol alıyorlar…
Bill Gates’in* 2008 yılında yaptığı; “Bilgisayar kullanımının hızla arttığı, bilgisayarların sadece masa başında değil, masanın içinde, mobilyalarda ve ev eşyalarında olacağı, dosya ve uygulamalara mobil telefon, bilgisayar ve televizyon gibi her cihazdan ulaşabileceği…” öngörülerinden çoğu hayatımıza girmeye başladı bile…
Habersiz kalmayın sağlıcakla kalın.
————————————————
*Colin Henry Wilson: 26 Haziran 1931 – 05 Aralık 2013 tarihleri arasında yaşamış olan İngiliz yazar.
*Samuel Finley Breese Morse: 27 Nisan 1791 – 02 Nisan 1872 tarihleri arasında yaşamış olan ABD’li mucit, portre ve tarih sahnesi ressamı.
*Maksim Gorki: ( Aleksey Maksimoviç Peşkov ) 28 Mart 1868 – 8 Haziran 1936 tarihleri arasında yaşamış olan Rus yazar.
*Bill Gates: ( William Henry “Bill” Gates ) 28 Ekim 1955 doğumlu, ABD’li yazar, yazılımcı, girişimci, yatırımcı ve iş adamı.
NOT: Yazılarımı aynı zamanda aşağıya bağlantı adresini bırakacağım kişisel blogumda da görüntüleyebilirsiniz:
https://kuzyakabilisimtarihkultur.com/
