Mustafa BAŞARAN


Çocuk ve Ergenlerde Zorbalık ve Nedenleri


               Bir insanın ya da grubun kendisinden güçsüz gördüğü diğer bir insana bile isteye fiziksel veya psikolojik zarar verme eğilimi olarak tanımlayabileceğimiz zorbalık kavramı günümüzde sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. Pandemi sürecinden sonra okullarda görülme sıklığında belirgin bir artış yaşandığı görülmektedir.  Bu nedenle çocuk ve ergenler için önemli bir problem olan hatta maruz kalındığında yetişkinlikte de büyük bir sorun olan “zorbalık’’ konusu gazetemizin bu hafta ve gelecek hafta sayısında yer alacaktır.

 

               Zorbalık hem ailelerin hem de eğitimcilerin üzerinde durması gereken önemli bir konudur. Zorbalığa maruz kalan çocuklar bu durumdan fiziksel, psikolojik ve sosyal açıdan olumsuz şekilde etkilenmekledir. Zorbalık durumu çocuk ve ergenlerde derin travmaların yaşanmasına neden olmaktadır. Zorbalık süreci çocuk ve ergenlerde  okuldan soğuma, akademik başarıda düşüş, yalnız bırakılma, dışlanma gibi kötü sonuçlara yol açabilmektedir. Bazen zorbalık o kadar ağır derecede seyreder ki mağdur intihar girişiminde bile bulunabilir. Çevresindeki kişilere zorbalık yapan çocuk ve ergenler de sosyal açıdan dışlanmaya maruz kalabilirler, kişiler arası ilişkilerinde derin ve anlamlı ilişkiler kurmakta zorlanabilmektedirler. Bu kişiler hayatının ilerleyen zamanlarında suça yatkın bir yetişkin olarak karşımıza çıkabilmektedir.

 

               Bir davranışın zorbalık olabilmesi için kasıtlı olması ve zarar verme amacı olması gerekmektedir. Buna ek olarak zorba kişinin mağdur kişiden sosyal, fiziksel ve ekonomik açıdan güçlü olması gerekmektedir. Aynı zamanda mağdur kişinin de kendisini savunamayacak durumda olması da gerekmektedir.

 

               Zorbalığın fiziki, sözlü, cinsel, sosyal, duygusal ve siber zorbalık gibi çeşitli türleri vardır. Fiziksel zorbalık, vurma, saçını çekme, tükürme, tekme atma, bir aletle saldırma, kıyafetini ve eşyalarını yırtma gibi davranışların oluştuğu zorbalık türüdür.  Sözlü zorbalık ise  küfür etme, lakap takma,  iftira etme, şaka yapma ve alay etme gibi davranışların oluşturduğu zorbalık türüdür. Sosyal zorbalık ise arkadaşlık ortamından dışlama, görmezden gelme, oyunlara ve etkinliklere almama gibi davranışları barındırır. Duygusal zorbalık, insanın başkasını bazı şeyleri yerine getirmesiyle seveceğini belirtmesi, ırk ve cinsiyet bakımından aşağılamasıdır. 

 

               Günümüzde gittikçe yaygınlaşan bir zorbalık türü olarak karşımıza çıkan siber zorbalık ise insanlara teknolojik iletişim araçları kullanılarak yapılan saldırılardır. Bunu biraz daha açacak olduğumuzda sosyal medyadan mesaj olarak hakaret etmek, paylaşılmış olan bir fotoğrafın altına alaycı yorumlar yapmak, insanları sosyal medyada linç etmek, internet üzerinden oynanan oyunlarda hakaret etmek, insanların iznini almadan fotoğrafını paylaşma gibi çeşitli davranışlarda bulunmak siber zorbalık kapsamına girmektedir. 

               Çocukları, ergenlerin ve yetişkinlerin karşılaşma riski olan bir başka zorbalık çeşidi de cinsel zorbalıktır.  Cinsel temas, kötü dokunuş, taciz ve  cinsel hakaretler içeren saldırganca tutumlar cinsel zorbalık olarak kabul edilebilir.

 

               Zorbalığın bir çok nedeni bulunmaktadır. Zorbalığın nedenlerini bilmemiz zorbalığın önüne geçme noktasında önem teşkil edecektir. Bunun için zorbalığın nedenlerini iyi bilmemiz gerekmektedir. Eğer bir çocuk ailede zorbalık görmüşse ki bu anne baba abi ya da abla olabilir okulda ve dış dünyada zorbalığı uygulayabilir. Ailede fiziksel ihtiyaçları  ya da psikolojik ihtiyaçları (ilgi, sevgi, şefkat ve saygı) karşılanmıyorsa çocuk bu ihtiyacını karşılamak için zorbalığa başvurabilir. Anne babası tarafından fiziksel  şiddet gören çocuk arkadaşlarıyla problem yaşadığında fiziksel şiddete başvurabilir. Hem ailesi hem de çevresi tarafından ihmale uğrayan ve değer göremeyen çocuklar ilgiyi üzerine çekmek için zorbalık yapabilirler.  Aynı şekilde yeteneklerinin üzerine gidemeyen, akademik başarısı düşük olan çocuklar kendilerini gösterebilmek ve isimlerinden söz ettirebilmek için zorbalığı tercih edebilirler. Buna ek olarak televizyon dizilerinde ve oyunlardaki karakterlere özenen çocuklar ekranlardaki kötü davranışları gerçek hayatta uygulamaktadırlar.  Bazen zorbalık bir grup çalışmasına dönebilir, arkadaşlarının birisine kötü davrandığını gören çocuklar arkadaşlarını örnek alabilirler. Çevresinde zorba insanların değer gördüğünü gören çocuklar da zorbalığı tercih edebilirler.  Bütün bu nedenlere ek olarak anne ve babaların çocuklarına “dayak yeme ama dövebilirsin” gibi sözlerle çocuklarını zorbalığa yönelttiklerine şahit olmaktayız.

YAZARLAR