Mevziler suskundu, tabyalar sessiz
Toprak ürkekti, mayınlar ıssız
Dev gemiler namusa göz dikmişti
Soğuk postallar güneşi ezmişti
Bir nida koptu yamaçlardan
“Çanakkale Geçilmez”
Binlerce top gürledi fundalıklardan
Marmara Denizi kâğıt gibi yırtıldı
Yamaçlar eriyip denizlere yığıldı
Mehmet, sapladı sancağı göğsüne
Dörtnala yarıştı rüzgarla
Uzakta Marmara Denizi yanıyordu
Dumanlar içinde gemiler batıyordu
İnsandı, metaldi, öfkeydi savrulan
Sıcak yüreklerdi vatan diye vuran
Dalgalar kıvılcım saçtı boğaz tutuştu
Kınalı kuzular sonsuzluğa kavuştu
Bir Yörük halısı oldu yamaçlar o an
Deseni insan, boyası kan
Gün batmadı, sular akmadı
Melekler kanlı başları okşadı
Dualar okundu dudaklar yandı
Azrail ovada gönülsüzce dolandı
