Yeni bir döneme girdik hayırlısıyla. Hemen seçimin psikolojik, sosyolojik ve ekonomik sonuçları hakkında yorumlarda bulunmamı istemiyorsunuzdur umarım. Ben çayı bile biraz soğuduktan sonra içen bir adamım. Sıcağı sıcağına yorum yapmak böyle konularda insanı yanlışa sevk edebilir. Ama Facebook’umda paylaştım bir yorum var ki iyi bir tespit olarak görüldü sosyal medyadaki arkadaşlarım arasında. Öyleyse payla şayım: “Bazen insan yutkunuyor. Sevinince veya üzülünce... Sevinirken üzülebilmek diye bir deyim var mı bilmem ama dün ben bunu ya şadım. Adam öyle bir kazandım ki kaybeden olmadı diyor, karşısındakiler öyle bir kaybettik ki herkes kaybetti diyor. Yüzde 48 ile kaybeden yüzde 52 ile kazanana sen kaybettin diyor. Yani kazanan yok. Ne diyelim: Kestirmeden çağ açıp çağ kapatalım (Türkiye Yüzyılı) diyen lidere, dik dur eğilme bu millet seninle diyelim. Nokta.”
Madem işimize konsantre olmamız gerekiyor öyleyse bugünden tezi yok başlayalım. Uzun süreler insan ve insan toplumlarının deneyimlerinden çıkan sonuçlardan birkaçı üzerinde durmak isterim bugün. Hem belki çorbada tuzumuz olur.
Toplumun gidişatının iyiye doğru olmadığını akıl ve izan sahibi herkes kabul ediyor. Önce hastalığımızı tespit edelim sonra tedavisi için çare ler arar, çareler üretiriz. Bir toplumun çöküş nedenlerinden önemlileri:
1. Dayanışmanın yok olması
2. Üretimin zayıflaması
3. Tüketim çılgınlığı
4. Vergilerin fazla ya da az olması
5. Liyakatin dikkate alınması
6. Adaletsizliğin yaygınlaşması
7. Umutların kırılması
8. Göçün hızlanması
9. Şeytanca gurur ve kibir
10. Gösteriş riyakarlık ve yalakalık.
Şöyle incelikle irdelediğimizde, bırakın ülkemizi tüm dünyadaki insan toplulukların bu onyıllarda yukarıdaki maddelerin çoğunluğu büyük oranda gerçekleşiyor. Aranızdan bazıları hemen iktidari bir savunmaya geçerken bazıları da muhalif bir saldırıya geçmesin. Toplumların düzelmesi ve bozulması öyle hemen 10 20 yıl içeri sinde olmaz. Hele bu maddeler, en az 100 yıl 200 yıl boyunca toplumun dejenere olması ile mümkün olacaktır.
Aranızda kafasının fazla çalıştığını zanne denler bu tespitleri seçimden sonra gündeme getirdiğimi düşünebilirler. Ülkenin hatta dünyanın en az 200 yıllık serüvenini sosyolojik olarak inceleyin. Bozulma 20 seçimlik bir hadise değil ki siz bu seçime bağlayasınız.