Menü Halıkent Bölge Gazetesi
Mehmet BOZKURT

Mehmet BOZKURT

Tarih: 17.01.2020 18:07

MASA ÜSTÜNDEN AVUÇ İÇİNE…

Facebook Twitter Linked-in

Sabit telefon; İlk kullanılmaya başlandığı yıllarda postanelerde bulunurdu. Zamanla varlıklı iş yerlerindeki masalarda yer aldı. Daha sonra yine varlıklı ailelerin evlerinde bulunmaya başladı. Sonraları her evde yerini aldı. İhtiyacımız olduğunda bulunduğu yere gider kullanırdık.

Her evde olsa da bir sabit telefon yeterli idi.

Radyo; İlk kullanılmaya başlandığı yıllarda halkın toplandığı şehir kulüpleri, gazino, park ve kahvelerden sonra sayılı ailelerde bulunurdu. Sonraları her evde yerini aldı. İhtiyacımız olduğunda bulunduğu yere gider dinlerdik.

Her evde olsa da bir radyo yeterli idi.

Televizyon; İlk kullanılmaya başlandığı yıllarda halkın toplandığı şehir kulüpleri, gazino, park ve kahvelerden sonra sayılı ailelerde bulunurdu. Sonraları her evde yerini aldı. İhtiyacımız olduğunda bulunduğu yere gider seyrederdik.

Her evde olsa da bir televizyon yeterli idi.

Bilgisayar; İlk kullanılmaya başlandığı yıllarda askeri ve finans kurumlarında kullanılmaya başlandı. Sonra devlet ve özel sektör ofislerinde yer aldı. Sonraları her evde yer almasa da ihtiyacı olan kişiler de kullanmaya başladılar. İhtiyacımız olduğunda bulunduğu yere gider kullanırdık.

Her ofiste olsa da bir bilgisayar yeterli idi.

Cep telefonu; İlk kullanıcıları topluluklar değil, sadece bireylerdi. Kullananlar parmakla gösterilirdi. Sonraları her evde yerini aldı. İhtiyacımız olduğunda zaten elimizdeydi.

Her evde olsa da artık bir cep telefonu yeterli değildi!…

Fark buradaydı. Hedef toplumun yapı taşını oluşturan en küçük parçalarıydı. Bireylerin bizzat kendileriydi. Hem de sosyal statü, cinsiyet, yaş aralığı gözetilmeden. Bireyin varlıklı ve yoksul olması da önemsenecek bir durum değildi. Toplumu oluşturan tüm yapı taşları hiç bir ayrım gözetilmeksizin hedefte idi.

İlkokula giden çocuklarımıza bile cep telefonu aldık. Öyle ki hızlı bir yarış başlamış, İhtiyaçtan mıdır bilinmez ama, aşısı henüz keşfedilmemiş salgın bir hastalık gibi cep telefonuna sahip olma arzusu toplumda hızla yayıldı. Modeller yenilendikçe bizler de elimizdekini atıp yenilerini almaya başladık. Akıllı telefonlar piyasaya sürülünce, elimizdekileri akıllılarla değiştirdik. Her yeni model, hayalini bile kuramadığımız yeni iletişim olanakları sunuyordu.

Sosyal medya uygulamalarının cazibesine kapıldık.

Avucumuzdan ayırmadığımız bu makineyle sanal alemde sörf yapmaya başladık.

Artık;

Sosyal medya sayesinde, dünyada ve ülkede olup biten değişiklikleri daha erken fark edilebiliyorduk.

Kendimiz gibi beğeni ve hobisi olanlarla paylaşımda bulunmasını ve etkinliklerden daha çabuk haberdar olmaya başladık.

Grup arkadaşlarımızla herhangi bir konuda daha çabuk iletişim kurabiliyorduk.

Okul ve sınıf grupları sayesinde okulda kaçırılan herhangi bir konuda bilgi sahibi olmak daha da kolaylaştı.

Bazı sosyal paylaşım siteleri, iş olanakları ve seçenekleri sunuyordu.

Aranılan bilgilere daha kolay ulaşımda, sosyal medyayı kullanmak daha avantajlıydı.

Sosyal medya sayesinde; politikacılarla, yazar ve sanatçılarla daha kolay iletişim kurulabilmekteydi.

Sosyal alanlarda kendimizi yetersiz hissettiğimizde; sosyal medya sayesinde kendimizi ifade etme ve yeteneklerimizi sergileme olanağı buluyorduk.

Böylece; internetin ve sosyal medyanın cazibesiyle, dünyaya cep telefonlarımızın ekranlarından bakar hale geldik.

Her an avucumuzun içinde olan bu küçük aygıtın bağımlısı olduk.

Her ne kadar cep telefonu olarak adlandırsak da, elimizde taşıdığımız o aygıt aslında küçük bir bilgisayardı.

Bir zamanlar masayla beraber tozunu aldığımız soğuk ve hantal alet, artık avucumuzun sıcaklığını taşıyordu.

Artık o, tehlike anında ilk kurtarılacak eşyadan başka bir şey değildi.

İnternet ve cep telefonu; birbirlerini tamamlayan iki kavram.

Acaba günümüzde durum nedir?  Kullanımla ilgili veriler ne durumda?

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu 2018 yılı ikinci çeyrek pazar verilerini yayınladı.

Mobil abone sayısı 79.5 milyonun üzerinde…

Ortalama aylık mobil kullanım süresinde 453 dakika ile Avrupa birincisiyiz!…

Toplam geniş bant internet abone sayısı 71.8 milyon. Bu sayı geçen yılın aynı dönemine kıyasla %8 artmış.

Daha fazla ayrıntıya girmeye gerek yok.

Avuç içinde taşıdığımız bu aygıtla beraber iletişimde  yeni maceralara doğru hızla yol almaktayız…

1922-1983 yılları arasında yasamış olan Amerikalı Askeri Stratejist HermanKAHL‘ın, yazımın başına aldığım sözünü tekrar okumanızı öneririm.

Habersiz kalmayın, sağlıcakla kalın.

 

NOT: Yazılarımı aynı zamanda aşağıya bağlantı adresini bırakacağım kişisel blogumda da görüntüleyebilirsiniz:
https://kuzyakabilisimtarihkultur.com/


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —