Yapmış olduğumuz, yapacak olduğumuz hayırlı ve güzel işlerde Allah hepimizin yardımcısı olsun. Babamız dedemizden, dedemiz babasından belki yüzyıllar öncesine giden bir deyim var; “Üç günlük dünya işte!” “Gelen vakti geldiğinde gidiyor” cümlesi de üstüne cabası. Ben bu tür sözlerden fazlasıyla etkilenen bir kişiyim. Bu sözlere hayatın anlamını yüklemeye çalışıp zaman zaman kendime rota belirlemeye çalışırım.
Hayatımızın birçok bölümünde acıtatlı ne hatıralar biriktirmişizdir değil mi? Geçen sosyal medyada kamyon arkası olarak nitelendirilmiş bir söz gördüm: “Ne kadar yaşarsan yaşa sonunda hepsi fotoğraf karesinde kalacak.” Ne kadar anlamlı değil mi?
“Çok gezen mi bilir, çok okuyan mı?”
Lisedeki münazara konularından en bilineni ya, ben çok gezenlerden kamyon arkasındaki yazıları, çok okuyanlarının daha fazla bildiğini iddia ediyorum. O kadar güzel sözler var ki, o sözlere bakarak yaşamaya çalışsak inanın bana yanlış yapmış olmayız. Üşenmedim internetten baktım. Özellikle özellikli olanlarını sizin için seçmeye çalıştım. Okuyalım sonra konuşuruz.
“Ağlamak sadece çocukken sonucu değiştirir.”
“Biz kimseye yarı yolda bırakmadık, onlar müsait bir yerde indiler.”
“ Dalgasız denizde herkes kaptan.”
“ Şoförün bahtı kara, muavinin gönlü yara!”
“ Işıkları kapattık! Bizi bulmak isteyen kendini yaksın!”
“ Ölüme gidelim dedin de mazot mu yok dedik. Yolda hızlıyım aşkta yavaş!”
“ Kamyondaki yüküm aşkından hafif be gülüm.”
“ İleride güzel günler göreceğiz demişlerdi. Daha ne kadar gideceğiz.”
“ Sana gelmediğim gün, sanayiye gittiğim gündür.”
“ Kalp dediğin atıyor zaten, marifet ritmi değiştirmekte.”
“ Arkadaşın çok olur ama zor gününde yok olur!”
“ Hayvan aç iken, insan tok iken kudurur.”
“ Otopsi istiyorum. Hayallerim kendi eceliyle ölmüş olamaz.”
“ Biz başka severdik. O yüzden başka sevemedik.”
“ Gönlünde yer yoksa güzelim, fark etmez ben ayakta da giderim.”
İnanın bana daha fazla söz var. Yerimiz de dar zamanımız da. Her bir cümlede makale de yazılır belki de kitap da yazılır. Bu arada yazılara bakarken, kaza yama riskimizin de bulunduğunu bilememiz gerekir. Kısaca uyarayım: park halindeyken bakmakta fayda var. İşin şakası abi. Kamyonlar yavaş seyrettikleri için insanın gözü de takılmıyor değil.
Yazılarımın formatında Cengizhan Erdem Bey’in oluru ile bir değişiklik yapalım dedik. Demirci’nin tek yerel gazetesinde Demircinin mahalleleri ve kültürel mekanları ile ilgili küçük ama anlamlı, eksik ama samimi, işin içine duygularımızı da katarak bilgilendirmeler yapma kararı aldık. Haftaya bir bölümünü bazen yazının tamamına ayıracağımız formatımız ile Demirci’ye gönül verenlere tanıtmış oluruz ya da hatırlatmış oluruz.
Haydi hayırlısı.