Menü Halıkent Bölge Gazetesi
Mustafa KAYA

Mustafa KAYA

Tarih: 25.09.2023 18:11

EĞİTİME BAKIŞTA BAŞKA AÇI

Facebook Twitter Linked-in

Önceki yazımdaki iddialarıma, yıllardır eğitimci arkadaşlarımdan da eğitimci olmayan arkadaşlarımdan da olumlu - olumsuz tepkiler gelir. Eğitimci arkadaşlardan olumlu tepkiler daha ziyade “ eğitim sadece okullarda değil hayatın her safhasındadır.” tezini övücü nitelikte iken; eğitimci olmayan arkadaşlardan da “eğitimci arkadaşların her sorumluluğu velilere yüklemeye çalışmasının yanlışlığına dair özeleştirim” tezimi övmesi üzerine oluyor. Bununla bera ber “bizim yapmamız gerekenler”  diye başlayan sorumluluk sahibi insanlar çıkmıyor değil her iki cenahtan da. Bir taraf daha ziyade iğneleyici bir duruma benzese de biz düz anlıyoruz. Kendi meslektaşlarımıza kısaca ve fakat net bir şekilde; iğneyi kendimize çuvaldızı başkasına batırmakdeyimi doğrultusunda (eski tabiri de bilin diye: müvacehesinde) kendi çocuğumuzun eğitiminde önemsediğimiz öğretmen profilinin ne kadarını kendimizde oluşturabiliyoruz, diye düşünmeye davet ediyorum. Kendimizin göstermediği performansı, çocuğumuzun öğretmeninden beklemenin hiç de etik, adaletli ve hakkaniyetli olmadığını sanırım herkes kabul edecektir. 

 

            Bizim zamanımızdaki velilerin çocuklarının eğitimi konusundaki kayıtsızlığını ifrat olarak alır isek, şimdiki zamandaki velilerin çocuklarını dünyanın merkezindeki prens - prenses olarak görerek eğitim konusunda aşırı ilgisini (aslında farklı anlamda ilgiye boğarak anlamsızlaştırması) tefrit olarak görebilir miyiz? Ben olayı sadece Demirci ekseninde düşünürken ülkemin her yerinde aynı durumun yıllardır aynı şekilde olduğunu, artık saklanamaz hale geldiğini öğrendik. 

            

            Geçen haberlerde öğretmen seçmek için okul idaresine 20 000 - 30 000 verenlerden tutun da km lerce yol öteye servisle öğrenci gönderenlere kadar daha ilkokul çağında çocuğu adına işi abartanlar oldukça fazla. Demirci’de de ilkokul 1. Sınıf hatta anasınıfında, kur’a ile sınıflar belirlenmesine rağmen, sınıf değiştirmek için yalvarışlar, kızmalar, küsmeler aldı başını gitti. 

 

            Okul değiştirmeler ortaokulda daha fazla olmasına rağmen lisede de il ve ilçe değiştirmeler oldukça fazla. Tüm bunlar velileri ekonomik olarak zora soktuğu gibi işin psikolojik ve sosyolojik tarafları da var. Geçen yazımda belirttiğim eğitimdeki aile ayağının bu eksende eksik kaldığını söylemeliyim. Çevre ayağında da Demirci gibi daha korunaklı ortamdan dikkat edilmez ise tehlikeli ortama geçişin olduğu bir gerçek. Aile terbiyesi dediğimiz hiçbir eğitimcinin es geçemeyeceği önemli bir ayak geçilirken; olay, kızlarda - aslında ortaokuldan sonra- sanki çocuğu gelin ediyor pozisyonu oluştururken, erkeklerde de oğlanı vermek ve artık bir daha kısa yaz tatillerinde görebilmek anlamı taşıyor bence. Çok mu dramatize ettim siz karar verin.

            

            Kısa bir paragrafla, biraz da yazıya renk olsun diye; eskiden ister memuriyet olsun ister ise başka iş yapanlar olsun; babaların ekmek parası kazandığı beldeler çocukların kaderini belirlerdi. Son zamanlarda çocuklar merkeze alındığı için çocukların okulları anne-babaların kaderlerini belirler oldu. Birçok örnek var. Bu sene çocuğu İzmir’de okuduğu için tayin isteyerek çocuğunun arkasından giden öğretmen arkadaşım var. Tayin isteme sebebini, çocuğunu yanlış fraksiyonlardan korumak olarak açıkladı. Eskiden babasının işi için diyar diyar gezen öğretmen çocuklarının aksine bariz bir örnek değil mi?

 

            Devam edeceğim bu konuya. Çünkü her şeyden önemli görüp, önemini yanlış bir anlayışla önemsediğimiz en önemli mesele bence bu konu. Demiyorum ki bu konuda otorite benim. Ama otoritelerden yaralandığım gibi tecrübelerim de var. 

            Hadi kalın sağlıcakla.    


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —