Menü Halıkent Bölge Gazetesi
Mustafa KAYA

Mustafa KAYA

Tarih: 17.10.2023 00:13

DRAM, ACI VE KEDER

Facebook Twitter Linked-in

               İnsan hayatının bu kadar önemli olduğu başka bir çağ yoktur herhalde! Ve yine insan hayatının bu kadar değersiz olduğu başka bir çağda yoktur herhalde! İkinci cümleye itirazınızı duyar gibiyim. Tek cümle ile itirazınıza cevap vereyim; çünkü konumuz bu değil: bir bomba ile aynı anda yüzbinlerce insan hangi çağda ölmüştür? Hatırlasanıza Hiroşima ve Nagazaki’yi…

               Yahudilik inancı dışında aşağı yukarı tüm dinlerde insanlar arasındaki ayrım sadece kendi dinlerine inanma - inanmama açısındandır. Yani soy ve sop meselesi önemli değildir. Yani her din kendi inananının inanç üstünlüğünü ve inancındaki doğruluğu savunur. Yani Müslümana, Türk ya da Arap Müslüman farklı değildir. Hristiyan’a da, Türk ya da zenci arasında fark yoktur. Ve inanmaktaki temel amaç; dünya ve ahirette inanan insanın huzur bulmasıdır. Hatta dinlerdeki en büyük hedef, öldükten sonraki hayatta cennete gidebilmektir. Özellikle birebir ilişkide olduğumuz (Yahudilik dışında) tüm dinlerde durum böyledir. Kendi içlerinde bazı ayrı itikatlar(inanıştaki yorum farkı) olsa da, bu temelde buluşmuşlardır.

               Yahudilikte ise durum biraz farklıdır. Bir kişinin Yahudi olması için ırk olarak Yahudi olması gerekir.  Yani anne ya da babasının Yahudi olması gerekir. Hatta anne daha önemlidir diye de söylenir. Dışarıdan birinin direkt Yahudi olması mümkün değildir. Ancak mason olur ki bu da doğrudan bir Yahudi gibi üstün değil 2. Sınıftır. Bizler buna göre herhalde 3. Sınıf ancak oluruz.

 

               Tarih boyunca bu millet (Yahudiler) kendilerini diğer milletlerden üstün gördükleri için ve öncelikli yaşam hakkının kendilerinde olduğuna inandıkları için diğer milletler tarafından pek de sevimli karşılanmamışlardır. Birçok ülkeden kovulmuşlardır. 2. Dünya savaşında olduğu gibihiçbir şekilde onaylamadığımız soykırıma uğramışlar ve büyük dramlar yaşanmıştır.

 

               İster komplo teorisi deyin ister kesinlikle doğrudur deyin, ihtimal dahilinde olduğuna inandığım bir iddiayı buraya not etmek isterim: 1400’lü yılların ortalarından itibaren Avrupa’da yaşayan Yahudileri Avrupalılar, özellikle İspanyollar, başlarından atmak için her şeyi yapmışlar, Osmanlı devleti dışında hiçbir devlette de onları kabul etme miştir. Kalabilenler ile Hitler Almanyası mücadele etmiş ve 2 dünya savaşı sırasında gerçekten acınası durumlar ortaya çıkmıştır. Ve aynı iddiaya göre İngilizler 2. Abdülhamit’ten Filistin topraklarını istemişler alamayınca da gerisin geri dönmüşlerdir. Tarih bunlara yakın şahittir. 1940’lardan itibaren İngilizler dünyayı tamamen ele geçirince Filistin topraklarına bir hançer gibi Yahudileri yerleştirmiştir.

 

               Toprak satın alındı idi, Araplar arkadan vurdu idi konuları baktığımız yere ve beslendiğimiz argümanlara göre değişiyor. Gerçeklik payı olmasına rağmen bu toprakların savunmasının atalarımıza ait olduğunu ve tüm zorluklara rağmen savunduğumuzu ve yenilerek geri çekildiğimiz gerçeğini de ıskalamamak lazım. Olaylara bu günün gözü ile bakarak tarihi yorumlamak oldukça güç. Bizi satmak cümlesi de iyi irdelenmesi gereken bir anekdot. Bu gün için Arap dünyasında oluşturulan/oluşturulmaya çalışılan batı menşeeli Osmanlının Arapları sömürdüğü yalanı ne ise küçük bir grubun isyanını koca Arap milletlerine mal etmek yanlış olur. Unutmayalım ki; kendi içimizde devlet yönetmek için devlete isyanlar bulunduğu gibi Araplarında kendi içlerinde birbirlerine isyanı olmuştur. Daha da uzatmayalım vesselam.

 

               Bu gün gelinen noktada dünyanın değişik yerlerinden 1 sınıf Yahudi ya da 2. Sınıf Yahudi yerleşimciler ile kurulan İsrail devleti daha da yayılmak ve inançlarına göre kurulması gereken arz-ı mevut (Yahudilere Tevrat’ta va’dedilmiş topraklar) için vurmaya, kırmaya, öldürmeye ve işgalini genişletmeye devam etmek istemektedir. Bunu tüm dünyadaki güçlü lobileri eliyle gerçekleştirmek istemektedir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş milletler oturumunda dünyanın gözüne sokarcasına gösterdiği haritalarda olduğu gibi işgalci İsrail, genişleye genişleye bu hale gelmiş ve Türkiye’nin de top raklarından bir kısmını içerisine alacak arzı mevudu, Büyük İsrail’i hedeflemektedir.

 

               Biz bir dahaki yazıya devam edelim. Ama yaklaşık yüz yıldır devam eden filistin konusu Kudüs ile beraber düşünürse bin yılı geçer. En iyisi biz son yüzyıla devem edelim.

 

               Hadi barış ve esenlik günler gelsin inşallah…        


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —